logo

porno indir

sex hikayeleri

izmit escort

DR. CAN CANVER YAZDI: “DÜNYANIN İLK BİYOLOJİK SAVAŞI”


Dr. Can Canver
cancanver7@gmail.com

Pontos Kralı VI. Mithridates hemen <a rel=”dofollow” href=”https://www.filmsa.net/” target=”_blank” title=”film”>film</a> hemen iki buçuk metre boyunda ve bir oturuşta bir kuzu dolmasını haklayan bir adammış. Lakabı Eupator yani ‘Büyük’ imiş. Anadolu’yu çok severmiş. Anadolu’nun kuzeyi ve Karadeniz Kafkasyası emrindeymiş bir zamanlar. Kırımlı’lar ondan yardım isteyince oralarını zaptetmiş. Gücü Roma’yı korkutacak kadar artmış. Roma Senatosu, onun yüzüne gülerek ‘idare-i maslahat’ zorunda kalmış.

Mithridates, Kapadokya’yı da işgal eder. Roma, MÖ 92 yılında Kapadokya’yı geri alır ama iki <a rel=”dofollow” href=”https://www.filmsa.net/izle/yabanci-film-izle/” target=”_blank” title=”yabancı film”>yabancı film</a> yıl sonra Mithridates’e yenilip buralardan sökülüp atılır.

Pontos kralı bu kez Bursa dolaylarını yani Bithynia’yı zaptetti. Hellenistan’lılar kendinden yardım isteyince, Mithridates Roma’ya savaş açtı. Bu arada Anadolu’da 80 bin Romalı’yı kılıçtan geçirtti. Halk her yanda Pontos kralına yardım ediyordu. Çünkü ilk Roma krallığı zamanında ‘Ekuestriyani’ denilen soylu ve zengin Romalılar, her girdikleri yerde aldıkları rüşvetler ve haraçlarla, halkın analarından emdiği sütleri fitil fitil burunlarından getirmişlerdi.

Mithridates, bütün Hellenistan’ı ele geçirdi. Üstelik Makedonya’ya da bayraklarını dikti.  Roma <a rel=”dofollow” href=”https://www.filmsa.net/izle/fantastik-filmler/” target=”_blank” title=”fantastik filmler”>fantastik filmler</a> devleti, tarihindeki en büyük tehlike ile karşı karşıyaydı. Hatta Kartaca ve Hanibal’den daha korkunçtu bu düşman.

Roma, bütün gücü ile ve sıra ile, en usta generalleri; Akuilius, Sulla, Lukullus ve Büyük Pompei ile onun üstüne yürüdü. Mithridates yeniliyor, ha alt oldu, ha olacak denildiği sırada kendini tekrar topluyor; yitirdiği yerleri hemen geri alıyordu.

Artık her şeyin kaybolduğu sanılan durumlarda hatta tutsak olmaması için karısına, kız kardeşlerine kendi canlarını almalarını buyurduğu durumlarda Mithridates eskisinden daha güçlü kalkınıyordu. Roma’ya karşı savaşları, kimine göre otuz, kimine göre kırk yıl sürdü. Bir keresinde, 800 süvarisi ile saldırıya geçti, 500’ünü kaybetti ama savaşı yine kazandı.

Ama MÖ 86-85’te Romalı komutan Sulla’ya yenilince anlaşma gereğince Mithridates, Anadolu’ya geri çekilmek zorunda kalır. Ancak Romalı’ların hiçbir neden yokken Pontos topraklarına saldırmaları üzerine II. Mithridates Savaşı başladı. Romalı konsül Marius Aurelius Cotta’Khalkhedon’da; bugünkü Kadıköy’de yendi. Fakat Roma’nın gücü bir türlü tükenmiyordu. Cotta, kuvvetlerini yeniden tanzim edince hasmını takibe başladı. Mithridates savaşa savaşa geri çekilmeye başladı, ona kapılarını açan Herakleia Pontika’ya sığındı. Bir süre burada muhasara altında kaldı sonra Pontos’un ana topraklarından asker toplamak için başkenti Sinop’a doğru çekilirken müttefiki Herakleia’lıların uyarısı ile, ormanlar içinde çekilirken buldukları ‘deli bal’ kovanlarını Romalı askerlerin görebilecekleri yerlere bırakarak düşmanın bunları yiyerek ileri harekatlarının büyük oranda sekteye uğramasını sağladılar.

Zira Karadeniz’in ormanaltı örtüsü bitkilerinden olan, iri ve alıcı renkleriyle insanı baktıkça baktıran ormangüllerinin zehirli özsuyunu alıp kovanındaki peteğine taşıyan arıların yaptığı deli bal ya da halk arasında söylenen tabiriyle ‘ağu bal’, önce terlemeye, ağız kurumasına, giderek tansiyon düşmesine, baş dönmesine, kalbin yavaş ritmde atmasına neden olup fazla miktarda yenildiğinde insanı şoka sokup bayılmasına hatta ölmesine yol açmaktadır.

Öldürmese bile yiyenin uzun bir süre kendini bilmeden yatmasına, hareket kabiliyetini kaybetmesine neden olur.

İşte Pontos Kralı Mithridates’in azılı düşmanı Romalı’lara karşı kullandığı delibal petekleri  ve kovanları, dünyanın ilk biyolojik savaşının etkin araçları olarak, Karadeniz Ereğlisi yöresinde tarihe geçmiştir.

Mithridates, ana topraklarına doğru çekilirken, Romalı Cotta, ona yardım eden Herakleia Pontika surlarını, iki yıl sürecek inatçı, amansız ve acımasız bir muhasara altına almıştı…

Share
633 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ERDEMİR’İN FABRİKA SATIN ALMASINA EVET AMA…

    12 Eylül 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    . Ereğli TSO’nun abone ve ilanlarımızı kesmesini eleştirmemize,- özellikle basın dışı çevreden- büyük destek geldi… Teşekkür ediyor ve tekrar ediyoruz: Tavrımız/ tarzımız hasımane değildir. “Haber kutsal, yorum hürdür” ilkesiyle tarafsız ve bağımsızlık gücümüzle yazmaya devam edeceğiz. Durumdan fayda çıkarmaya çalışanlarımız olsa bile!.. Arslan Keleş kardeşimizi dün(önceki adaylığı döneminde)  nasıl “çalışkanlığı” ile övdü isek, bugün “adaletsizliği” ile eleştirebiliriz.   Gün ola harman ola. * Neyse gündeme geçelim… OYAK/Erde...
  • GÖKYÜZÜNDE BİR VENÜS YILDIZI

    12 Eylül 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Sakarya Irmağı Sangarius’un kızı, su perisi Nana, sıcak bir günün akşamı, serinlemek için babasının serin suyuna atmış kendini; şıpır şıpır yıkanırken, bir badem ağacının dalı üzerine eğildi. Güzel peri, leziz badem içini yiyince, içine tatlı bir baygınlık yayılmış, suyun kıyısında uyuyakalmış. Uyandığında, tatlı tatlı esnerken, gebe kaldığını farketmiş. Dokuz ay sonra yüzüne bakılmayacak kadar güzellikte bir erkek çocuk doğurmuş. Anadolu’nun ana tanrıçası Kybele namı diğer Sibel, Attis adlı bu gence aşık olmuş ve onu tapınağına rahip ad...
  • TİCARET VE SANAYİ ODASI’NA SORUYORUM:

    04 Eylül 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Bu köşede genellikle ulusal, bölgesel ve yerel konuları aklımızın yettiğince yorumlamaya çalışıyoruz. Ekonomiye, siyasete, kamu idaresine, sosyal ve kültürel olaylara değiniyor ve bu vesilesi ile kişilere yönelik olumlu-olumsuz değerlendirmelerde bulunuyoruz. Lakin bu yazıda -affınıza sığınarak- alışık olmadığımız bir şekilde kendimize değineceğiz: ‘Güven’ sermayesine sımsıkı sarıldığım ve gazetecilikten önce insan olmayı tercih ettiğim bilinir. Tabii ki iyi niyetli salak yerine konulmaktan herkes gibi bende hoşlanmam. Kendi...
  • ATATÜRK VE ZAFERLERİ KİTAPLARLA KAZANMAK

    29 Ağustos 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Atatürk'ün başkomutanlığında yapılan Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edildi; 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtuldu. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. En başta Zafer Bayramımızı kutluyorum ama ben yazıya, ülke topraklarını benzer silahlı savaşlarla geri alan Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kitaplara bağlılığı ve bu...
escort istanbul sikiş izle iddaa tahminleri banko tahmin Gaziantep escort beylikdüzü escort gaziantep escort ankara escort