logo

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan

porno izle

porno indir

YENGEÇ SEPETİ SENDROMU


Doğan Gönüllü
dogangonullu@gmail.com

.

Kdz. Ereğli’de ağızlara sakız olmuş ama kimsenin gerçekleşmesi için samimi çaba göstermediği bir olgu var: “Birlik-Beraberlik”

Bu oluşumunun tersi olan kışkırtma, aşağı çekme, kıskanma vs. ile başarıyı engelleme çabaları ise kömürü Ereğli’de bulan Uzun Mehmet’in İstanbul’da Leblebici Han’da yine Ereğlililer tarafından boğdurulmasından beri galiba yerleşik davranış biçimi olmuş!.. Ne yazık ki bu çaba hep var olmuş. Sadece kişiler, mekânlar ve gerekçeler değişmiş!

Bu düşüncelerle Face’de paylaşılmış bir yazıyı “Ereğli’de olan hazımsızlıklara birde bu gözle bakalım mı?” sorusu ve “siyaset bir yana, hayat devam ediyor” notu ile alıntılamak istiyorum.

İşte Yengeç Sepeti Sendromu başlıklı o yazı:

Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamıyacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.” yanıtını alır. Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır. Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz. Bu durum, Yengeç Sepeti Sendromu’nun çıkış noktasıdır

Filipinliler arasında popüler olan kavram, ilk olarak aktivist yazar Ninotchka Rosca tarafından kullanılıyor. “Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”, “Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın.” anlayışını ifade eder. Bazı insanlar, bencilce davranarak hırslarını ön plana alarak başarmanın yolunun başkalarını geride tutmak olduğunu düşünürler. Kendileri ulaşamıyorsa, sizin de hayalleriniz, hedefleriniz uzak olmalıdır. İstekleri budur. Rekabetçi duygularla, hasetlik ve kıskançlıkla çabalarınızı sabote etmeye çalışırlar.

Yengeç Sepeti Sendromu, her alanda yaşanabilir. Örneğin, kurumsal hayattaki tam zamanlı işinizden ayrılıp yolunuza girişimci olarak devam etmek istiyorsunuz. İş çıkışlarında kendinizi geliştirecek kurslara katılmayı planlıyorsunuz. Kilo vermeyi düşünüyorsunuz. Daha farklı, daha iyi şartlara yöneldiğinizde, değişim yapmaya henüz hazır olmayan, korkan kişilerin eleştirilerine maruz kalabilirsiniz. Kendi başarısızlık korkularıyla, sizin başarılarınıza, gelişim olanaklarınıza ket vurmaya çalışanlar; yeni bir şey denemek istediğinizde baltalamaya, caydırmaya niyetlenenler olabilir. “Ne gerek var?”, ”Boşver.”,”Zaten beceremezsin, hiç uğraşma.”, “Bu saatten sonra meslek değiştirilir mi?” sözlerini duyabilirsiniz. Ofis tavsiyesi kisvesi altında size kendinizden şüphelendirecek önerilerde bulunabilirler, iş stresini artırabilirler.

Yengeç zihniyetine sahip kişiler, gruplarında diğerlerini aşarak başarılı üyelerin önemini azaltmayı hedeflerler. Onlar başarısızken başkalarının başarısını izlemek yerine, çökmelerini beklerler. Mutlu anlarda bile eleştirecek noktalar bulabilirler, ama eleştiri duymak istemezler. Empati ve merhametten yoksundurlar. Başkasına yardımcı olmak, kendimize yardımcı olmaktır aslında. “Love your neighbour as thyself.” sözü aklınızda bulunsun. Paylaştıkça çoğalır insan.

Kurbana dönüşmemek için: Zamanınızın çoğunu birlikte geçirdiğiniz insanlara dikkat edin. Jim Rohn; “İnsan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır.” Aile üyeleriniz, çalışma arkadaşlarınız, yakınlarınız size yengeç sepeti sendromu yaşatan kişiler olabilirler. Zorunlu nedenlerle ilişkimizi tamamıyla koparmamızın mümkün olmayacağı durumlar varsa da hayatınıza yön verecek olan kişi sizsiniz. Kiminle, ne kadar vakit geçireceğinizi iyi belirleyin. Benzer hedeflerinizin olduğu kişilerle bir aradaysanız, başarınız katlanır.
Durumun farkına varmak gerekiyor. Olumsuz düşüncelerle dolu ortamda kalmak yerine, enerjinizi yardımlaşabileceğiniz, birbirinize ilham verebileceğiniz kişilere yönlendirin.
Yengeçlerin sizi hedeflerinizden ve hayallerinizden uzaklaştırmalarına, üretkenliğinizi azaltmalarına izin vermeyin. Bizim hayatımız, bizim seçimlerimiz. Kovadaysak da çıkmayı başarmak bizim elimizde.

Birlikte gelişebilmek dileğiyle… 

Share
692 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

#

YENGEÇ SEPETİ SENDROMU” için 1 yorum

  1. İSA ŞEN : diyor ki:

    İyi ki varsınız Doğan bey, Ereğli’de hayatın her alamında sizin gibi düşünen kişilere ihtiyaç var… Selamlar, saygılar…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TÜM ADAYLAR CANLI YAYINDA… ÜNYE ÇALIŞTAYI…

    15 Mart 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Geçtiğimiz hafta başında Elmas TV Genel Yayın Yönetmeni Atilla Öksüz’le birlikte tüm partilerin Kdz. Ereğli belediye başkan adaylarını Atatürk Anıtı Meydanında peş peşe canlı yayına çıkartarak belki de bir ilki imzaladık. Tüm başkan adaylarına (ve tabi ki danışmanlarına da ) tekraren teşekkür ediyorum. Zira daha ilk teklifimde canlı yayına çıkmayı kabul ederek demokrasiye ve yerel basına verdikleri değeri göstermiş oldular. Devamını tek konuklu programlarla sürdürmeyi planlıyoruz. Bir teşekkür de TİM’S Ajans’tan Timur Şen’e; Dekor ve lojist...
  • ÇAKALOĞLU MEHMET ÇELİKEL

    15 Mart 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Bizans döneminin Aya Sofia Kilisesi camiye çevrildiğinde Orhan Gazi Cami adını almış, halk arasında Orta Cami olarak anılagelmiştir. Buna teğet seyreden cadde dümdüz yukarıya Kayabaşı yokuşuna sardığında, biraz ileride sağa dar bir sokağa sapılırsa ya da bundan vazgeçip biraz daha ileride yol çatağında, sağda köşede halk arasında Herakles Sarayı olarak bilinen, Herakleia Pontika kamu binası kalıntısının önünden sağa döndüğünüzde, suriçi Ereğli’nin en önemli meydanına çıkılır. Bu yolu devam ettiğimizde ulusal ressamımız Osman Zeki Oral’ın ik...
  • YENGEÇ SEPETİ SENDROMU

    27 Şubat 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    . Kdz. Ereğli’de ağızlara sakız olmuş ama kimsenin gerçekleşmesi için samimi çaba göstermediği bir olgu var: “Birlik-Beraberlik” Bu oluşumunun tersi olan kışkırtma, aşağı çekme, kıskanma vs. ile başarıyı engelleme çabaları ise kömürü Ereğli’de bulan Uzun Mehmet’in İstanbul’da Leblebici Han'da yine Ereğlililer tarafından boğdurulmasından beri galiba yerleşik davranış biçimi olmuş!.. Ne yazık ki bu çaba hep var olmuş. Sadece kişiler, mekânlar ve gerekçeler değişmiş! Bu düşüncelerle Face’de paylaşılmış bir yazıyı “Ereğli’de olan hazım...
  • KDZ EREĞLİ’Lİ HATTAT ÖMER FAİK EFENDİ

    27 Şubat 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    . Hep diyorum, dile getiriyorum ya!.. Kdz Ereğli’mizin kültürel değerlerinin ucu bucağı yok… Biz değerini bilmiyoruz!.. Oysaki kentimizi ulusal ve uluslararası boyutta imrendirilecek bir yaşam yeri ve kültür hazinesine dönüştürebilmek için kent kültürü potamızdaki değerlerimizi gün ışığına çıkarmamız, bizim kentli sorumluluklarımızdan biridir ve olmalıdır… Bu değerlerimizden bir tanesi de; Osmanlı döneminin ünlü hattatlarından biridir… Karadeniz Ereğlisi ahalisinden Kürekçioğulları ailesine mensup Kürekçi Ali Efendi’nin oğlu olan H...