logo

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan

porno izle

porno indir

sikiş izle

TEKEL DURAĞINDA İNECEK VAR


Dr. Can Canver
cancanver7@gmail.com

Gerek büyüklerimizden dinlediğimiz bilgiler ve gerekse 1966 yılında görebildiklerimizden hayal meyal hatırladıklarımız ama görsel hazinelerimiz olan eski fotoğraflardan gözlemlediklerimiz ışığında o yılların Ereğli’sinde ticari çalışan araç sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi diyebiliriz..

 Bugün İnönü ( Şehir ) Parkı’nın bir kenarında yer alan Belediye Sergi Salonu’nun bulunduğu yerde yüce bir servi ağacı yükselirdi. Bunun gölgesinde de topu topu üç tane ticari araç yolcu beklerdi. Bunlardan biri yeşil renkte burunlu bir Willys cipti ki; köylere çalışırdı. Diğeri uzun burunlu ve uzun kuyruklu sarı renkte İmpala taksiydi. Üçüncüsü ise siyah renkte, uzun burunlu, tank gibi bir Dodge’tu.

 Daha sonraki yıllarda, bahçesi gölgeli eski Nimet Okulu’nun yerine yapılan beton heyulası Öğretmenevi’nin bulunduğu yerde Mobil benzin istasyonunun civarında önce köy kaptıkaçtıları ve pikapları, ardından şehir içi çalışmaya başlayan minibüsler türedi.

 O yıllarda henüz Meydanbaşı Caddesi açılmamış, araçlar Verem Savaş Dispanseri’ne teğet geçip Kız Meslek Lisesi’ne paralel seyreden dar Un Pazarı yolundan ıhlaya pohlaya çıkar, Meydanbaşı mevkiinde bulunan kuyuda yolcular son kez serinledikten sonra yola düşerlerdi. O yıllarda şimdi adı şehit astsubay Halis Ömer Demir Bulvarı daha açılmamıştı…

 ‘’Tekel durağında inecek var!..’’… İlk durak… Anadolu Hastanesi’ne gelmeden, şehir mezarlığı girişinden bir sonraki sokak girişi… O yıllarda Meydanbaşı ile bugünkü TED Koleji arası bomboş, uzun aralıklarla tek tük binalar yeni bitmeye başlamış.. Ne zaman ki, Erdemir faaliyete geçti ve özellikle Erdemir lojmanları çalışan ailelere ikametgahlık yapmaya başladı, bu yol ondan sonra canlandı… 

İlk durağa tekel durağı denmesinin sebebi, Ereğli’ye gelen tekel ürünlerinin burada hizmet veren Tekel İdaresi ve deposundan kaynaklanmakta… 

Yola devam ettiğimizde ikinci durağımız Efe kereste… Özdemir AVM’yi geçtikten sonra biraz ileride yol çatısı var; sola yukarıya açılan Hatip Camii’ne çıkmakta. Sağa inenin teğetinde bugün boş bir arsa gibi duran alanda o günlerde Efe Kereste namıyla bir hızarhane çalışmaktaydı… Yıllar önce kapandı… 

Üçüncü durak; bugün de aynı isimle anılan İstanbul yol ayrımı… Denize doğru hafif bir meyille inen Elmatepe, o açgöz dozerlerle yarılıp Yarma haline geldikten, Gülüç köprüsü inşa edildikten ve Gülüç-Alaplı sahil yolu yapıldıktan sonra şehirlerarası otobüsler İstanbul yol ayrımından Ereğli’yi terk ederlerdi… 

Neyse biz yolumuza devam edelim… Düz gittiğimizde, bugünkü Ereylin AVM’yi geçtikten sonraki durak Devrek yol ayrımıdır. Yeni İstanbul yolu açılmadan önce İstanbul güzergahına gidecek otobüsler buradan Kavaklık-Kepez yoluna çıkar, Kepez belini aştıktan sonra bugünkü Ereğli-Zonguldak yolu üzerinde bulunan Devrek yol ayrımına saparlar; Tavuk Virajı istikametinde Subaşı köyünü geçtikten sonra Kaptaş ( Kurtlar ) yol ayrımını da geçtikten sonra Başveren Cuma ( Ormanlı ) nahiyesinde mola vererek, Alaplı’nın Osmanlı, Büyük ve Küçük Tekke, İncüvez köylerini aşıp bugün Alaplı girişinde yer alan Shell benzin istasyonunun önünden Alaplı Belediyesi’nin arka cihetindeki dar sokakta yeni yolcularını aldıktan sonra Yığılca rampasına sarıp buradan fındık tarlalarının inişli çıkışlı, virajlı stabilize yolunda yolcular böbrek taşlarını düşüre düşüre Akçaşehir ( Akçakoca )’e ulaşırlarmış… Ben gitmedim ama rahmetli babam Tevfik Canver, İzmit’ten Ereğli’ye 12 saatte geldiğini söylemişti bir konuşmamızda… 

Neyse biz yine geri dönelim; Devrek yol ayrımında minibüsten inerdim, ortaokul ve lise döneminde… zira TED Koleji orta kısmı bugünkü Erdemir Musiki ve Folklor Derneği’nin bulunduğu binada, lise kısmı ise bugünkü Anadolu Lisesi binasında idi.. Bu mesafeyi yaz kış yürürdük… 

Sonraki durak 48’ler, ondan sonraki 72’ler, bir sonraki 60’lar durakları idi… 48’ler haricinde lojman binaları yıkılınca diğer ikisi de kalmadı… 104’lerden sonra Fosterler durağı gelirdi ki; kış aylarında buradaki kese yoldan okulumuza inerdik…Foster lojmanları ise Erdemir’in ilk kuruluş yıllarında çalışan Foster firmasının Amerikalı mühendis ve teknikerleri için yapılmıştı… 

Eğer minibüsle yolumuza devam etmişsek biraz sonra; ‘’Son durak beyler, inelim!..’’ sesini duyarız şoförün… Eski Bağlık Kantini’nin altı son duraktı… Şimdi yine son durak mı?.. Veya bu güzergah hala kullanılıyor mu?.. Nostaljik bir minibüs seyahati merakımı giderebilir!…

Share
489 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TÜM ADAYLAR CANLI YAYINDA… ÜNYE ÇALIŞTAYI…

    15 Mart 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Geçtiğimiz hafta başında Elmas TV Genel Yayın Yönetmeni Atilla Öksüz’le birlikte tüm partilerin Kdz. Ereğli belediye başkan adaylarını Atatürk Anıtı Meydanında peş peşe canlı yayına çıkartarak belki de bir ilki imzaladık. Tüm başkan adaylarına (ve tabi ki danışmanlarına da ) tekraren teşekkür ediyorum. Zira daha ilk teklifimde canlı yayına çıkmayı kabul ederek demokrasiye ve yerel basına verdikleri değeri göstermiş oldular. Devamını tek konuklu programlarla sürdürmeyi planlıyoruz. Bir teşekkür de TİM’S Ajans’tan Timur Şen’e; Dekor ve lojist...
  • ÇAKALOĞLU MEHMET ÇELİKEL

    15 Mart 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Bizans döneminin Aya Sofia Kilisesi camiye çevrildiğinde Orhan Gazi Cami adını almış, halk arasında Orta Cami olarak anılagelmiştir. Buna teğet seyreden cadde dümdüz yukarıya Kayabaşı yokuşuna sardığında, biraz ileride sağa dar bir sokağa sapılırsa ya da bundan vazgeçip biraz daha ileride yol çatağında, sağda köşede halk arasında Herakles Sarayı olarak bilinen, Herakleia Pontika kamu binası kalıntısının önünden sağa döndüğünüzde, suriçi Ereğli’nin en önemli meydanına çıkılır. Bu yolu devam ettiğimizde ulusal ressamımız Osman Zeki Oral’ın ik...
  • YENGEÇ SEPETİ SENDROMU

    27 Şubat 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    . Kdz. Ereğli’de ağızlara sakız olmuş ama kimsenin gerçekleşmesi için samimi çaba göstermediği bir olgu var: “Birlik-Beraberlik” Bu oluşumunun tersi olan kışkırtma, aşağı çekme, kıskanma vs. ile başarıyı engelleme çabaları ise kömürü Ereğli’de bulan Uzun Mehmet’in İstanbul’da Leblebici Han'da yine Ereğlililer tarafından boğdurulmasından beri galiba yerleşik davranış biçimi olmuş!.. Ne yazık ki bu çaba hep var olmuş. Sadece kişiler, mekânlar ve gerekçeler değişmiş! Bu düşüncelerle Face’de paylaşılmış bir yazıyı “Ereğli’de olan hazım...
  • KDZ EREĞLİ’Lİ HATTAT ÖMER FAİK EFENDİ

    27 Şubat 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    . Hep diyorum, dile getiriyorum ya!.. Kdz Ereğli’mizin kültürel değerlerinin ucu bucağı yok… Biz değerini bilmiyoruz!.. Oysaki kentimizi ulusal ve uluslararası boyutta imrendirilecek bir yaşam yeri ve kültür hazinesine dönüştürebilmek için kent kültürü potamızdaki değerlerimizi gün ışığına çıkarmamız, bizim kentli sorumluluklarımızdan biridir ve olmalıdır… Bu değerlerimizden bir tanesi de; Osmanlı döneminin ünlü hattatlarından biridir… Karadeniz Ereğlisi ahalisinden Kürekçioğulları ailesine mensup Kürekçi Ali Efendi’nin oğlu olan H...