logo

porno indir

sex hikayeleri

izmit escort

NEDEN OLMASIN?


Doğan Gönüllü
dogangonullu@gmail.com

 

Karadeniz Ereğli’de yaşayan çoğu kişi ve kurum-kuruluş (Askeriye hariç!), Eski Devlet Hastanesi arazisine Üniversite Kampüsü kurulmasına taraftar.

Ve bu konuda hemen hemen her özel ve tüzel kişilik üzerine düşeni yaptığına inanıyor.

Milletvekilleri, Belediye, Basın, Ticaret ve Sanayi Odası önceki ve şimdiki dönem yöneticileri, Esnaf Kefalet, parti teşkilatları vs…

Kampüsün şehir merkezine yakın bir yere gelmesini isteyenlerin birçoğunun gerekçesi “…böylece ekonomik hareketlilik sağlanır” düşüncesi…

Emlak sektöründen, kırtasiyecisine, kasabından, berberine, beyaz eşyacısına kadar bildiğiniz ‘potansiyel müşteri’  bekliyor yani…

E haklılar; daralan Pazar eski günlerine dönmek/genişlemek ister. Sanayicileri bir kenara bırakırsak eğer; Ereğli’de birçok yatırımcının/girişimcinin gelirleri giderleri, hatta vergileri bile karşılamayacak duruma geldi.

Üniversite öğrencisi(ve yakınlarının) sayısı gözle görülür bir şekilde arttığında, şehirde yaşayan ve dolayısı ile tüketici sayısı artacak, ‘işler hiç olmazsa biraz olsun düzelecek’ beklentisi var.

Hal böyleyken ; Fakülteler Kampüsü bir türlü Eski Devlet Hastanesi yerine kurulamadı.  Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü ile Mevzuat hazretlerinin karmaşası ve siyasilerin elinde adeta oyuncak olan arsa, yıkılan binaların hafifliği ile askeriyenin ağırlığı arasında kaldı!

Başkan Uysal’da çıktı ve “eğer buraya kampüs yapılamayacaksa, alternatif yer ileride daha büyük kapasitelere ve daha nitelikli hizmet verebilecek hatta üniversite olabilecek bir alan: Osmantepe var” dedi.

E ne var bunda! Siyasetçilik ve sorumluluk şikâyetçi olmayı değil çözüm bulmayı gerektirir.

Daha çok öğrenci, daha çok akademisyen, daha nitelikli eğitim-öğretim daha çok bina yapımı ve daha genişleyen şehir…

Bu durum her kesimin/her kesin işine gelmez mi?

‘Hay Allah bir türlü buraya yapamadık’ kompleksinden, ‘burası ya olacak ya olacak’ inadından, ‘ben demiştim’ intikamından, ‘ya başarırsa siyasi rant elde eder’  korkusundan ve de ‘vesaire endişelerden’ kurtulup da ‘neden olmasın’ diye bakamaz mıyız?

Uysal ne diyor: ‘Üniversite için ne gerekiyorsa yaparım’ diyor, ‘daha fazla öğrenci ve daha kaliteli eğitim, daha büyük Ereğli’ diyor.

Belagatin bütün inceliklerine sahip olmadığını bildiğimiz Başkan Uysal’ın nasıl dediğinden çok, ne dediğine bakılamaz mı. Uzun vadeli düşünüp, şekle değil ‘öz’e bakılamaz mı? 

Kimse Üniversiteye-Rektörlüğe, siyasilere doğru-dürüst söz söylemezken; dört yıl önce “her şey gelecek nesiller için” sloganı ile başkanlığı kazanan, ‘bilim şenliği’ ile ödül alan, ‘eğitim’ denilince gözlerinin içi samimiyetle gülen, ‘ne gerekiyorsa yaparım’ diyen Başkan Uysal‘a buradan vurmak haksızlık değil mi?

Peki; Eski Devlet Hastanesi yerine ise şöyle öneri getirebilir miyiz?

Bu durumda ; Eski Devlet Hastanesi arazisi -bu işi bir türlü beceremeyen- Bülent Ecevit Üniversitesi’ne olan tahsis Milli savunma Üniversitesine devredilsin. Madem o alan askeri güvenlik bölgesi, madem sosyal sorumluluk sahibi Erdemir bir -emekli- asker kuruluşu olan OYAK’a bağlı, Madem Karadeniz Bölge Komutanlığı Ereğli’de konuşlu, madem şehir olarak üniversite öğrencisi istiyoruz ve hemen istiyoruz…

Öyleyse Askeri Güvenlik Bölgesi İlan edildiği söylenen Eski Devlet Hastanesi yerine, daha öncede şehre fakülte sözü veren Erdemir ve Askeriye birlikte; hemen bir yılda, Askeri öğrenci yetiştiren veya tematik bir yüksek okul-enstitü veya fakülte binası yapsın ve hemen öğrenci alınsın.

Ne şiş yansın, ne kebap!..

Neden olmasın?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ÇIT YOKLAR KERVANI!

    14 Haziran 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Uzun bayram tatili sonrası çiçek-böcek haberlerinden de sıkılır hale geldik. Ereğli deniz kenarı ancak karayolları Alaplı yönüne denizin hemen kıyısından araç park yeri bırakmadan geçti; kimseden çıt yok… Erdemir Plajı ya kapanacak ya da kapanın elinde kalacak; çıt yok… Ben olsam değil kira almak, Turizmi bilen Ereğlili profesyonel gençleri davet eder üste para bile vererek “alın burayı şehre kazandırın” derim… Ticaretten çıt yok… Siyasetçilerden çıt yok...vs... Haydi biz de, bilinen ve anonim hale gelmiş bir yazı ile çıt çıkartmay...
  • EREĞLİ YÖRESİNDE GAGAVUZLAR

    14 Haziran 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Akçakoca’nın Kandıra ve Karamürsel’i, Akçakoca ile Gazi Abdurrahman Alp’lerin Aydos ve Samandra kalelerini alması ve Orhan Bey’in Nikea (İznik)’yı muhasarası üzerine kenti kurtarmak için Bizans İmparatoru III. Andronikos, Rumeli’den getirttiği 2 bin kişilik kuvvetle Anadolu’ya geçince, Darıca ile Eskihisar arasındaki Pelekanon mevkiinde iki ordu karşılaştı. Osmanlı askerinin gece taarruzu sonucu şaşkına dönen Bizans ordusunda büyük bir panik oldu ve dağıldı, imparator İstanbul’a canını zor attı. ( 1329/30 ). Düşman ordusunda bulunan Gagavuz...
  • GÖNÜLLÜ YAZDI : “EKONOMİ İYİ GİTMİYOR”

    31 Mayıs 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Geçen sayımızda Ereğli özelinde ‘GÜNDEMDEKİ İYİ ŞEYLER’ başlığı ile gülen yüzümüzü göstermiştik. Elbette objektif tarafsız bakış açımızla olumsuzlukları yazmak, gazeteci olarak öncelikli görevlerimizden…  Hal böyleyken Ramazan günlerinde genellikle yavaş tempoda çalışıyoruz.  Vites en fazla ikiye geçiyor!(böylece ilk olumsuzluğu ve ceza puanını kendimize vermiş oluyoruz) İşte böyle iki ile ağır ağır giderken, üçe çıkmak için bu kez de gündemdeki olumsuzlukları arşiv kayıtlarına geçirmeye çalışalım: İşte Ereğli’deki olumsuzluklar: ...
  • CANVER YAZDI : “ZONGULDAK’LA GURUR DUYDUĞUM AN”

    31 Mayıs 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Meslek yaşantımın ilk görev yeri Tokat ilinin yemyeşil şirin ilçesi Niksar idi. Karlı bir havada kaya kaya indiğimiz Dönekse rampasının, ovaya yüksekten bakan manzarasını yüreğim ağzımda olduğu için o gün fark edememiştim… Sonra o lezzetli keyifi defalarca yaşadım. 1983 yılının Ocak ayında indim Niksar’a, sabahın köründe. Bir sabahçı çorbacısında dumanı buram buram tüten çorbayı kaşıkladıktan sonra, bir başka erkenci kahvehanesinde demli bir tavşankanı ile içimi ısıtmıştım. Sıcacık bir karşılamayla yüz yüze gelmiştim Niksar Merkez Sağ...
escort istanbul sikiş izle bursa escort mersin escort tuzla escort eskisehir escort escort kayseri bursa escort