logo

KALAY’DAN, CANDAN’A YAYLIM ATEŞİ

Kdz.Ereğli Belediyesinin Ak Partili Meclis Üyesi Yusuf Kalay, düzenlediği basın toplantısından Ak Parti Zonguldak Milletvekili  Ercan Candan’ın hasbelkader seçildiğini iddia ederek,  adeta “yaylım ateşine tuttu” ve bir çok konuda Candan’dan hesap sordu.

KALAY

Kdz.Ereğli Belediyesinin Ak Partili Meclis Üyesi Yusuf Kalay, 5 Ocak Pazertesi günü Lal kafe’de düzenlediği –birlikte hareket ettiği muhalif Ak partili meclis üyelerinden Fevzi Ekşi, Hasan Pınarcık, Mehmet Erdoğan ve Sabri Dinç’in de izlediği- basın toplantısında Ak Parti Zonguldak Milletvekili  Ercan Candan’ı eleştirdi. Candan’ın hasbelkader seçildiğini iddia eden Kalay,  TSO Başkanı Yaşar Tetiker’in “seçim için para toplandı” sözlerini kaynak göstererek, kendilerinin hala partinin seçim dönemi borçlarını ödediklerini iddia etti ve Candan’dan seçim için toplanan paraların hesabını sordu.

Oğlu ile birlikte toplantıya katılan Yusuf Kalay, şöyle konuştu:

Sayın milletvekilimiz kendisinin 3 buçuk yılını değerlendirdi ki; bu da ayıca tartışılır tabi. Burada bir gazeteci arkadaşımızın sorduğu bir soru üzerine “Yusuf Kalay sizi milletvekili olarak tanımıyor?” sorusu üzerine hakkımızda ağır ifadeler söylemeye başladı. O kadar gerilmiş bir saz teli ki birden bire boşalıverdi. Sadece bizim hakkımızda değil, Ereğli’nin nadide insanları hakkında bugün TSO’nun başkanı olan Ereğli’de efsane olmuş; sporda, ticarette birçok sosyal etkinliklerde Yaşar Tetiker abimizin hakkında da birçok ağır ithamlarda bulundu. Ki Yaşar Bey geçtiğimiz günlerde yaptığı basın toplantısında kendisine cevapları verdi.

“YOK SAYDIM ÇÜNKÜ; O DA PARTİ TEŞKİLATINI YOK SAYIYOR”

Neydi bizim milletvekilimizi tanımıyoruz dememizin gerekçesi; bir sosyal paylaşım sitesinde bir parti arkadaşımızla yazışırken kendisine bu ifadeyi kullandım. Bu ifadeyi basındaki arkadaşlarımız aldılar, haber yaptılar. Bundan da hiç gocunmuyorum. Neden bu ifadeyi kullandım, Ercan Candan neden Yusuf Kalay’ın milletvekili değildir? Şundan dolayı değildir; ben teşkilatçı bir insanım. 12 seneden beri bu teşkilat bünyesinde büyümüş bir insanım. Hatırlarsınız ki milletvekilimiz son bir seneden beri teşkilatı yok sayan bir tavır içindedir. İlçe başkanını ve yönetimini yok sayan bir tavır içindedir. Biz Ak parti eğitimlerinden ve siyasi büyüklerimizden aldığımız terbiye, aldığımız adap teşkilatçılıktır, insan odaklı bir siyaset yapmaktır, istişare odaklı bir siyaset yapmaktır. Hiçbir şekilde ilçe teşkilat binasına çıkmayan bir milletvekilimiz var. Son kongremizin biteli neredeyse 43 gün oldu. 43 günden beri bir defa dahi teşkilat binamıza ve yeni seçilmiş, siyasette heyecan dolu arkadaşlarımızın ziyaretine bile gitmemiştir. O teşkilat binası Ak Parti’nin temsil makamıdır. Ne Yusuf Kalay’ın, ne Fatih Çakır’ın, ne de ondan önceki ilçe başkanlarının şahsının malı değildir. O koltuk ne Fatih Çakır’ın ne de ondan önceki başkanların makamı değildir. O koltuk benim genel başkanımın temsil makamıdır. Şimdi bu genel başkanımın temsil makamını yok sayan teşkilatı, teşkilatın temsil binasını yok sayan bir milletvekili benim için genel başkanı yok saymıştır. Genel Başkanı yok sayan Ak Parti’yi yok saymıştır. Ak Parti’yi yok sayanı ben vallahi de billahi de yok sayarım. Söylemlerim bundan ibarettir, yoksa kendisini şahsı ile ilgili en ufak bir meselemiz olmamıştır.

“KÜFÜR, HAKARET,TEHDİT” İDDİALARI…

Milletvekilimiz seçimden sonra farklı bir formata girdi. Kendisinde beklemediğimiz hareketler yapıyor. Neler yapıyor; mesela insanların elini sıkmıyor. Ben belediye meclis üyesi olarak benim uzattığım eli sıkmıyor, ilçe başkanımız uzatıyor elini sıkmıyor, bir başkası uzatıyor elini uzatıyor ama kafasını çeviriyor… Bunları biz defalarca yaşadık. Hep sineye çektik fakat bize büyüklerimiz hep şunu öğretti; insanlarla tokalaşırken insanların gözünün içine bakılır, nasılsınız denir. Ama Sayın milletvekilimiz insanlara arkasını dönüyor, elini uzatmıyor. Bundan dolayı yok saydık. Yine neden yok saydık; belediye meclis üyelerine ettiği ağır küfürlerden, yaptığı hakaretlerden dolayı yok saydık. Bizleri çok ağır tehdit ettiği için yok saydık.

“EREĞLİ BELEDİYESİ BASKI ALTINDA İNİM İNİM İNİLİYOR”

Kendisi de bu olayla ilgili bazı açıklamalarda bulundu. Seçimin bittiği 30 Mart tarihinden beri hem biz belediye meclis üyeleri, hem belediye başkanımız Dr. Hüseyin Uysal, sizin içinizde bulunan bazı gazeteciler de dahil olmak üzere ve il genel meclis üyelerimiz büyük bir baskı altındayız milletvekilimiz tarafından. Bu baskının ilk filizlendiği yer bizim seçimi kazandığımız 30 Mart’ın ertesi günü Polisevi’nde yaptığımız bir kahvaltı toplantısıydı. Yine milletvekilimizin katıldığı bir toplantıydı bu. Biz öyle bir aba altından sopa gösterildi ki ben ne siyasi hayatımda ne de 50 yaşıma girdiğim ömrüm içinde hiç böyle bir tehditle karşı karşıya kalmadım. Bizim beklediğimiz bu belediyenin profesyonel yönetilmesiydi. Kendisinin de söylemi oydu. Fakat kendisinin söylemlerine, talimatlarına, emirlerine uymayanın derhal başına maliyeyi yıkacağım şeklinde çok talihsiz bir açıklaması yapılmıştır. Biz onu o günlerde çok kaale almadık, dikkate almadık. Neden dikkate almadık; seçimin heyecanıdır, bundan dolayı milletvekilimizin dili sürçmüştür dedik. Fakat sonunda gördük ki Ereğli ve Ereğli belediyesi milletvekilimiz tarafından büyük bir baskı altında inim inim inlemektedir.

DSC_0138ESKİ SEKRETERİNİ BELEDİYEYE İŞE YERLEŞTİRDİ, ÇÜNKÜ PARTİLİ İDİ

Bana atıfta bulunduğu konu başlıklarına gelelim; Sayın milletvekilimiz ne diyor; seçimi kazanır kazanmaz sekreterini işe aldı diyor benim için. Şuan işe başlayan arkadaş benim yanımda çalışmıştır, doğrudur. Bana da parti kanalıyla gelmiştir. Partimizin üyesidir. Yine partimizin yedek yönetim kurulu listesinde 15. sırada yeri vardır. Partimizde zaman içerisinde delegelik yapmıştır.  Partimizin tavsiyesiyle 4-5 yıl benim yanımda çalışmıştır. Fakat seçim süreci başlamadan 6-7 ay önce çeşitli ticari sebeplerden dolayı benden ayrılmıştır. Tazminatını da almıştır. O süre içinde biz de kendisine iş bulmaya çalıştık. İlçe başkanımız da iş bulmaya çalıştı. Çünkü partili bir arkadaşımızdı bize çok büyük emeği geçmiştir. Seçimi kazandıktan sonra da yine bizim ve belediyede icrada bulunan bir arkadaşımızın tavsiyesi üzerine, bizim de olumlu görüşümüzle işe alınmıştır. Ama bu arkadaşımız memur olarak işe alınmamıştır. Taşeron işçisidir. Babası yoktur, yetimdir. İşe ihtiyacı vardı ve şuan belediyede bin lira gibi bir asgari ücretle çalışmaktadır. Milletvekilimiz eğer rahatsızsa yarın talimat verir, çıkışını verirler. Biz de onu hiçbir yerde mağdur etmeyiz, her zaman her partilimizin arkasında durduğumuz gibi o kardeşimizin de arkasında dururuz.

“CANDAN DA DANIŞMANINI, OĞLUNU, YAKINLARINI İŞE YERLEŞTİRDİ”

Fakat bunu söyleyen bir milletvekiline tabi; hani bir atasözü vardır, “Evin camdansa, komşunun camına taş atma, sonra komşun senin camına taş atarsa o evin darmadağın olur” diye. Sayın milletvekilimiz bizim sekreterimiz diye itham ettiği kişiyi zikrederken şöyle bir bakıyoruz etrafımıza daha dakika bir gol bir bütün ahlak kurallarını yerler bir eden bir tavırla kendi danışmanın daha birinci haftasında belediyeye başkan yardımcısı olarak, hatta başkan yardımcısı değil, başkan yardımcılarından sorumlu başkan yardımcısı olarak, tabiri caizse belediye başkanından sorumlu başkan yardımcısı olarak oraya atamıştır. Ve biz kendisine bunun çok yanlış olduğunu defalarca söylemişizdir. Sayın milletvekili 6 aylık görevdeyken oğlunu ERDEMİR’e sokmuştur. Sayın milletvekili yine belediyeyi kazandığımız zaman özel kaleme – ki özel kalem biliyorsunuz özel bir durumdur. Direk memur olur orada- bu konuda çok tecrübesiz olan yeğenini yerleştirmiştir. Sayın milletvekilimiz neredeyse köyünde kendi tarafında olan belediyeye sokulmamış hiçbir kişiyi bırakmamıştır. Belediye binasında E.C (Ercan Candan) yazılı pusulalar sürekli dolaşmaktadır. Sayın milletvekilimiz kendi sekreterini kayınçosuna yapmıştır. Yani bütün birinci derece akrabalarını etrafına nemalandırmıştır. Biz bunlardan bugüne kadar hiç şikayetçi olmadık. Fakat yanımızda çalışan bir sekreterden bu kadar rahatsız olacağını bilseydik vallahi de billahi de onu oraya sokmazdık. Benin hiçbir şekilde birinci dereceden bir akrabam yoktur belediyede. Oğlum yanımda üniversite bitirdi, Amerika’da eğitimin gördü, stajını yaptı, askere gidecek ama işsiz. Ben oğlumu da oraya yerleştirebilirdim. Benim kızımda aynı şekilde üniversite bitirdi, yurt dışında stajını yaptı, kendini çok iyi geliştirdi, uluslar arası halkla ilişkiler mezunu şuan hiçbir yerde çalıştırmıyorum bekletiyorum. Ben onu da oraya sokabilirdim. Bizim böyle teveccühlerimiz hiç olmadı. Bizim tek teveccühümüz eğer birisi işe sokulacaksa bu partiye emeği geçmiş teşkilatçı insanların, işe ihtiyacı olan insanların sokulmasıdır.

“12 YILDIR BU PARTİYE HER AŞAMADA DESTEK VERDİK”

Sayın milletvekilimiz bir sözünde de benim partiye kaç para verdiğimden söz ediyor. Yani diyor ki kaç para verdin. Sayın milletvekilim ben 12 yıldan beri bu teşkilata verdiğim paraları eğer hanımım duysa beni yarın boşar. Bu kadar net söylüyorum. Biz 12 yıldan beri bu partiye sadece seçimlerde değil her aşamasında destek verdik. Seçimde bizden ekonomik destek isteyen birim ilçe seçim karargah merkezinin başkanı olan Erol Şahin’dir. Erol Şahin bilir bizim ne kadar para verdiğimizi. Kendisi Erol Şahin’e sorarsa oradan cevabını alır.

“MECLİS ÜYELİĞİNE DEVAM ETMEMİ ‘CANDAN’ İSTEDİ”

Sayın milletvekilimiz bana çok büyük bir tepki olduğunu söylüyor. İkinci sırada olmam hasebiyle bizi dışarı çıkartmamışlar diyor. Gülüyor insan. Yani bir yalan söylenir de bu kadar mı söylenir. Belediye başkan adayımız olarak sayın Dr. Hüseyin Uysal’ın ismi açıklandıktan sonra Sayın vekilimizle bazı görüşmeler yaptık. Kendisime belediye meclis üyeliğine devam etmeyeceğimi bu işi en üst noktada bırakmak istediğimi söyledim. Bana çok büyük bir tepki gösterdi ve kesinlikle olmaz dedi. Sen bizim olmazsa olmazımızsın, bu işi en iyi bilensin, sen orada abilik yapmak zorundasın birinci sırada seni yazacağım itiraz etme dedi. Bu talebi teşkilattan geldiği için kırmadık. Ve biz birinci sıraya bir bayan arkadaşımız yakışır dedik, böylelikle birinci sıraya Esra (Alpago) hanımı koyduk. Hatta başka arkadaşlarımızın da üst sıralara konulmasını istedik.

“MİLLETVEKİLİM BÜTÜN SEÇİMLERDE BENİMLE DOLAŞIYORDU”

Sayın milletvekilim bütün seçimlerde benimle dolaşıyordu. Cam kafede kendi üzerine saldırdıkları zaman saldıran insanlara ben göğüs geriyordum. Sayın milletvekilim çarşılarda pazarlarda benimle dolaşıyordu. Kaldı ki adayımız belli olduktan hemen sonraki toplantımızın arifesinde yine bu mekanda milletvekilimiz, MKYK üyemiz Emine Çiftçi, belediye başkanımız, Esra hanım ve ben bir toplantı yaptık. Bu işe nasıl katkıda bulunabilir diye. Ben 12 yıldan beri oya gibi ördüğüm projeleri orada milletvekilinin önüne koydum. Heyecanlandı, gözleri doldu sen bu çalışmaları ne zaman yaptın diye. Biz bu projeleri hiç bedelsiz seve seve belediye başkanımızın emrine verdik. Yine parti binamızda projelerimizi basına ben ve Esra Hanım birlikte tanıttık. Sayın Erol Şahin bana bir görev verdi. En çok insanların girip çıktığı seçim bürosunda bana görev verdi. Ben o seçim bürosunda günde 400-500 kişiye hem projeleri anlattım hem de onların dertlerini dinleyerek üst makamlara ilettim. Fakat Sayın Milletvekilimiz sadece 11 gün sahada dolaştı. Yeni mahalle ve Orhanlar mahallesinde birkaç ev gezdi.

“ORTADA BİR KAÇAK KAT VARSA, SEVE SEVE HEDİYE EDERİM”

Sayın milletvekilim benim kaçak katımdan bahsediyor. Geçenlerde bir radyo programındayken orada da söyledim burada da söylüyorum. Neticede belediye senin emrinde talimatı verirsin, gelirler bakarlar. Eğer ortada bir kaçak kat varsa ben bunu sana seve seve hediye ederim. Yusuf Kalay’ın inşaatçılığını Ereğli’de bilmeyen yoktur.

DSC_0158

“SEÇİMİ KAZANDIM, GERİ ÇEKİLDİM DEMEK EREĞLİ’YE İHANETTİR”

Seçim kazandım, geri çekildim diyor. Bu Ereğli’ye sizlere ve teşkilata yapılmış en büyük hakarettir benim için. Evet bu seçim kazanılmıştır. Bu seçim nasıl kazanılmıştır, bunu en iyi sizler biliyorsunuz. Bir kere biz 2009- 2014 yılları arasında Halil Posbıyık’a verdiğimiz çok büyük bir mücadelenin eseridir bu seçimi kazanmak. Orada Ak Partili arkadaşlarımız olsun, CHP’den ve Halil Posbıyık’tan kopmuş Ereğli’yi seven arkadaşlarımızın desteğiyle olsun Halil Posbıyık’ı son bir yıl içerisinde neredeyse sokağa çıkamayacak hale getirdik. Evet, bu seçim kazanıldı, çünkü teşkilatımın kadın kollarından gençlik kollarına kadar bütün birimleri sahadaydı. Evet, bu seçim kazanıldı çünkü bütün küskünleri bir araya getirdik, yan yana gelemez denen insanları ele ele tutuşturduk. Yine sendika gibi çok büyük bir güç arkamızdaydı. Ereğli halkı arkamızdaydı, Halil Posbıyık’ın zulmünden usananlar, Ereğli’yi sevenler arkamızdaydı. Sandığa oyunu attıktan 5 dakika sonra kalp krizi geçirip ölen o yaşlı amcamın sayesinde bu seçim kazanıldı. Evet Sayın vekilim sizin de çorbada tuzunuz var biz inkar etmiyoruz. Biz kimsenin emeklerini inkar etmiyoruz. Ama bu seçimi ben kazandım demek kadar abes bir şey olamaz. Bu seçimi Ereğli halkı kazandı. Bunu herkesin böyle bilmesini istiyorum. Eğer bu seçimi sen tek başına kazanmış olsaydın bugünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sizi Ereğli’ye göndermedi. Biz teşkilat olarak, Ereğli olarak yüzde 54 oy aldık. İşte Ereğli’nin seçimi kazanması bu şekilde olmuştur.

 “CANDAN, HER SEFERİNDE BİZİMLE BİR ARAYA GELMEYİ REDDETTİ”

Bunlar olup bitiyor. Biz 20 Ağustos tarihinde hatırlarsınız bir belediye meclis üyesi arkadaşımızın bir başkan yardımcısını görevden alma olayı olmuştu. Genel merkez bizi çağırdı ve bizden raporları aldı. Genel merkez buraya Konya Milletvekili Hüseyin Baloğlu’nu gönderdi. Kendisi de raporlar yazdı. Genel merkezdeki bölge milletvekillerimiz bizi aradı ve toplantı yaptılar bizle. Bu iş böyle yürümez herkes eteğindeki taşı dökecek denildi. Biz de seve seve dedik. Bizim kavgadan yana hiçbir tavrımızın olmadığını söyledik. Biz sadece yanlışların durdurulmasını istiyoruz dedik. Köksal Toptan, Özcan Ulupınar ve İl başkanımız yaptığı toplantılardan sonra bizler toplantı yapılması talep edildi. Fakat milletvekilimiz hiçbir şekilde bizlerlerle toplantıya dahil olmadı. Ben onlarla bir araya gelmem, onlarla toplantı yapmam diye toplantıyı reddetti. Şimdi soruyorum, biz her şekilde elimizi uzatıyoruz, eğer bir hatamız varsa bu hatamızı her şekilde kabul etmeye razıyız. Yeter ki doğruları masanın üzerine koyalım dedik, diğer milletvekillerimizi de işin içine soktuk. Fakat Sayın milletvekilimiz Ercan Candan her seferinde kaçtı. Haklı olan insan olayın üzerine gider. Haksız olan insan kafasını çevirir kaçar. Biz haklıyız ve olayın üzerine gitmeye devam ediyoruz.

“AK PARTİ’NİN BİR TOPLANTI ADABI VARDIR”

Sayın milletvekilimiz Polisevi’nde bir toplantı yaptı. Hani dedik ya niye milletvekili olarak tanımıyoruz. Ak Parti bir kurumsal partidir. Ak parti artık Türkiye sınırlarını aşıp dünya partisi olmuştur. Liderleri de öyle. Bizim bir toplantı adabımız vardır. Bakıyoruz Sayın milletvekilimiz bir toplantı yapıyor. Ki bu toplantıların Polisevi’nde yapılmasını da ayrıca irdelemek lazım. Bizim bir teşkilat binamız var. Neden kaçıyorsunuz, teşkilata niye çıkmıyorsun veya niye başka bir yerde değil de sürekli Polisevi’nde bu toplantıları yapıyorsun o ayrı bir tartışma konusu. Polisevi’ndeki toplantıya baktığımız zaman yanında olması gereken ilçe başkanımız, olmazsa olmazımızdır, yanında yok. Yanında olması gereken İl genel meclis üyelerimiz, belediye meclis üyelerimiz, yönetim kurulu üyelerimiz yanında yok. Kimler var yanında; dayısı var, danışmanı var, eskiden görev almış yönetim kurulu arkadaşlarımız var. Sayın vekilim biz yıllardır teşkilatçılık yaptık. Siz Ankara’dan yola çıktığınız dakika itibariyle ilçe teşkilatına geleceğiniz zamanı bildirirsiniz. İlçe teşkilatı da size bir program hazırlar bunu size verir. Karşılıklı teyitleştikten sonra ilçe başkanınızı, il genel meclis üyelerinizi, belediye meclis üyelerinizi, yönetim kurulu üyelerinizi ve basını alarak ziyaretlerde bulunursunuz. Ak Parti’nin kuralı budur. Ak Parti’de milletvekilliği yapmak bunu gerektirir.

“TEMİZLİK İŞİ İHALESİNE MÜDAHALE ETTİK”

Şimdi bu olaylara niye geldik. Yusuf Kalay seçimden önce hatırlarsınız ki Halil Posbıyık’a karşı direnen Ereğli’nin Ak Parti’nin kahramanı, milletvekilinin has en iyi arkadaşı, kardeşi, siyasi arkadaşı Yusuf Kalay’la milletvekili bu duruma nasıl geldi.  Birinci etken; biz buraya İbrahim Cöbek’in çok büyük yanlış olacağını defalarca en üstlerden söyledik. Bugün geldiğimiz durum haklı olduğumuzun bir göstergesidir. Sayın vekilimiz bize aynen şu ifadeyi kullandı. Yusufcum dedi sen uğraşma böyle işlerle, sen ticaretine bak, biz bu işleri hallederiz, bugüne kadar çok zarar ettin ticaretinde siyasetle uğraşmaktan dedi. Arkasından Cöbek geldi derken belediyemizin en büyük ihalelerinden bir olan temizlik ihalesinde bazı yanlışlılar yapılmaya başlandığını duyunca biz olaya müdahale ettik. Bizim amacımız ihalenin en şeffaf şekilde yapılmasıydı, kurumun para kazanmasıydı. Fakat ifade etmekte bile utanıyorum bu işleri; bir milletvekilimizin TBMM’deki kendi makamında ihaleye girecek firmayla görüşmesi kadar abes bir şey olamaz. Bir başkan yardımcısının ihaleden önce ve ihaleden sonra haftalarca ihaleye girecek firmalarla görüşmesi kadar abes bir şey olamaz. Orada çok büyük bir yanlışlıklar dönüyordu. Yusuf Kalay olarak buna çok direnç gösterdim. Vekilim beni ikna etmek için defalarca toplantıya davet etti, toplantı yaptık ikna edemedi. Benim burada tek amacım vardı. Kurumun en iyi şekilde temsil edilmesi ve kurumun en iyi şekilde bu ihaleyi yapmasıydı. Bu ihaleyi yapan arkadaşlarımız da bu işi en iyi bilenlerdendi ve hepsi teker teker görevlerinden alındılar. Bu ihaleyi yapan komisyondaki arkadaşlarımız bu işi en iyi bilenlerdendi çok büyük baskı ve tehdit altında kaldılar. Neticede ihale yapıldı Ereğli belediyesine 3 milyon TL para kaldı bu ihalenin sonucunda. Eğer biz bu ihaleye müdahale etmeseydik. Benim işim olmaz dediği akçeli işlerden çok farklı şeyler olacaktı ki bu bize hiç yakışmayacak hareketlerdi.

“CANDAN’IN 2011’DE KİMLERLE TOPLANTI YAPTIĞINI ÇOK İYİ BİLİYORUM”

Bir soru geldi Sayın vekilimize paralel yapıyla ilgili. Vallahi 2011’de geldiği zaman ben kimlerle toplantı yaptığını, hangi cemaat ağabeyleriyle toplantı yaptığını çok iyi biliyorum. Seçim bütçesini hangi cemaat ağabeylerinin bir araya gelerek topladığını çok iyi biliyorum. Ama paralel midir değil midir bunu ben bilmem. Onu benim genel merkezim bilir. Benim genel merkezimin hafızası çok geniştir. Yusuf Kalay’ın da orada yedi sülalesinin kaydı vardır. Ercan Candan’ın da orada yedi sülalesinin kaydı vardır. Ona genel merkezim karar verir ki bu konuda çok hassas çalıştıklarını biliyorum.

“ HASBELKADER MİLLETVEKİLİ OLMUŞTUR”

Sayın milletvekilimiz hasbelkader milletvekili olmuştur. Birkaç tane önceki siyasilerin tavsiyesiyle olmuştur. Teşkilatın tabanından gelerek milletvekili olmamıştır. Bu teşkilatın dününü çok iyi bilmez. Fakat geldiği zaman bizi heyecanlandırmıştır. Niye heyecanlandırmıştı; bölgemiz çelik bölgesiydi kendisi de çelik üzerine eğitim yapmış profesörlüğe kadar yükselmiş bir kişiydi. Bu kente çok büyük faydaları olacağına biz inanıyorduk, öyle arzu ediyorduk. Hatırlarsınız ilk geldiği zamanlarda tersaneye paslanmaz çelik tesisleri kuracaktı ama tersane paslandı halen paslanmaz çelik tesisleri kuramadık. Yine burada Gambiya’dan balıkçı tekneleri yapılacaktı, kendisi Gambiya’ya elçi olmaya çalışıyor- vay Gambiya’nın haline diyorum- halen bir balıkçı teknesi yapamadık.

DSC_0128

“ELİNİZİ UZATIN VE BÜTÜN KÜSKÜNLÜKLERİ BİTİRELİM”

Sayın milletvekilim eğer Ereğli’ye bir iyilik yapmak istiyorsanız, öncelikle bu ayrışmayı bu kavgayı kendiniz sonlandırın. Benden bir yaş küçüksünüz, ben yine büyüğüm olarak kabul ediyorum sizi gelin basının karşısında elimizi uzatalım ve bütün küskünlükleri bitirelim. Bu kente gitmeden önce bir iyilik yapın. Bu kentin limanlarını bir an önce işler hale getirin. İhale mi yapacaksınız, bir an önce ihale yapın. Bir iyilik yapma istiyorsak bu kente gelin bu kente demir yolu ağını kuralım. Bizim olmazsa olmazlarımızdır. Bir önceki milletvekillerimiz zamanında bunlar programa alındı. Hastane yeni yerine gitti, fakülte diyoruz, fakat bunun başlaması bitmesi yıllar alır şuana kadar belli yollar kat edilmesi lazımdı gelin buraya bir an önce fakülteyi kuralım. Bu kente iyilik yapmak istiyorsak balıkçı barınaklarındaki balıkçılarımızın sorunlarını bir an önce çözelim ki bir milletvekili için bunu çözmek çok kolaydır.

“DÜNÜNÜ İNKAR ETMEYECEKSİN”

Kataloglar gösterdi sayın milletvekilimiz bize, katalogdaki projelere bakıyorum el insaf diyebilirim burada biraz proje hırsızlığı var. Evet, devlette devamlılık esastır fakat burada yapılan önceki çalışmaları da methetmek gerekir. Ben kimsenin avukatlığını yapmak istemiyorum. Ama hastanenin nasıl yapıldığını, Halil Posbıyık’la nasıl mücadele ettiğimizi, Türkiye’de bir ilktir TOKİ’nin hastane yerine para verilerek alındığı bunun nasıl başarıldığı, Türkiye’de bir ilktir devlet demir yollarının hazineye geldiği, Türkiye’de bir ilktir öğretmenevleri her yerde kapatılırken buraya Öğretmenevi’nin yapıldığı, yine Türkiye’de bir ilktir ilçelerde Fen Lisesi yokken bunların buraya yapıldığı, programda yokken buraya tersaneleri kurmakta Türkiye’de bir ilktir. Bunları inkar etmemek lazım. Elbette ki sizler bunları yapmak için varsınız. Fakat bunlar rutin projelerdir. Adliye binasının nasıl yapıldığını ben çok iyi biliyorum. Ben partimizin dünü ile bugünü arasında bir köprüyüm. Ak Parti sadece üç yıldan ibaret değildir. Kendisi bir basın toplantısında bu Ereğli’ye, bu siyasete Ak Parti’ye ve Ak Parti’den önceki bütün partilere hakaret etmiştir. Ereğli’ye 50 yıl devlet girmedi demek kadar abes bir şey olamaz. Bu Ereğli’de devlet her zaman vardır. Ak Parti geldiği günden beri Ereğli’deki oylarını ve yatırımlarını arttırmıştır. Bunlar 3 buçuk yıldan beri olan şeyler değildir. Dününü inkar etmeyeceksin.

“KİMSE BİZİ ÖTEKİLEŞTİRMEYE KALKMASIN”

Amacımız birlik ve beraberlik. Siyasi büyüklerimiz bize susun der, biz susarız. Koşun der, biz koşarız. Milletvekilimize biz buradan elimizi tekrar uzatıyoruz. Kimse bu partiye ihanet etmeyecek. Kendisine ihanetle ilgili söz geldi. Ben bu partide 12 yıldan beri çok ihanet gördüm. Parti içi çok çekişmeler gördüm. Ama hiçbir zaman bu dönemde olduğu kadar nefretin, kinin olduğu bir dönem görmedim. Bunlara hiç gerek yok. Ben 50 yıldır bu kentte yaşayan insanım. Kimse bizi ötekileştirmeye kalkmasın.

“AKÇELİ İŞLERE GİRMEM DİYORSUNUZ, AMA…”

Biz dört arkadaş bir araya gelip bir ihale aldık. İhale tamamen sosyal içerikli bir ihale. Bu kentte kazandıklarımızı bu kente aktarma adına aldık. 4 arkadaş ihaleyle amfi tiyatronun kullanımını aldık. Neler yapılacak burada; bu kente açık hava sineması, tiyatro, değerli sanatçılar getirilecek, müsamereler yapılacak ve bunlar çok cüzi ücretlerle olacak. Fakat vekilimiz bu ihalenin içinde Yusuf Kalay’ın ismi var diye Ankara’da ihaleyi iptal ettirmek için bakanlıklarda kapı kapı dolaşıyor. Sayın vekilim akçeli işlere girmem diyorsunuz. Yaşar Tetiker açıkladı; bizler de şaşırdık. Ben seçim masraflarını biliyorum, seçim bütçesini biliyorum, harcananları biliyorum, partiye kalan 100 binlerce borcu da biliyorum. Biz o borcu şuan tıkır tıkır ödüyoruz. Siz ve yedi sülaleniz belediyede en iyi makamlarda biz o borcu şuan tıkır tıkır ödüyoruz. Pekala siz Tetiker’in ifade ettiği gibi topladığın paraları nerede kullandın. Bunu açıklayacaksın o zaman. Akçeli işlerle uğraşmam diyorsun, bazı bölgelerde ortaklıkların var, ticari bağlantıların var. Yaşar Tetiker, açıkladı kadar açıkladı. Biz sizinle ilgili akçeli işlerin bilgisini, belgesini hazırladık. Önümüzdeki basın toplantısında bunu basınla bölüşeceğiz. Ben hiçbir bilgiyi genel merkeze vermeden basının karşısına çıkarmam.

“EREĞLİ’NİN BİRLİK BERABERLİĞE İHTİYACI VAR, GERİ ADIM ATMAYA HAZIRIM!”

Ereğlimizin birlik beraberliğe ihtiyacı var. Bunun başı milletvekilimizdir. Milletvekilimiz elini bize uzatacak, dünü kapatıp yarın ki hizmetlerimize bakacağız. Bugünü bir milat kabul etmek istiyorum. Ben geri adım atmaya hazırım. Sayın milletvekilim de bize ve teşkilatımıza yüzünü dönsün.

 


DSC_0161DSC_0133

 

Share
946 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?