logo

porno indir

sex hikayeleri

izmit escort

HAGIA SOPHIA


Dr. Can Canver
cancanver7@gmail.com

Sur içi Ereğli’nin Kayabaşı Yokuşu’ndan Kaneriağzı’na doğru inildiğinde sağda görülen tek minareli cami; aslında erken Hıristiyanlık dönemi bazilikası… Mimari planından 5. ya da 6.yz.da yapılmış olduğunu düşündürmektedir. Plan şeması bakımından bu yapıya benzer örnekler arasında; İznik Ayasofyası, Ephesos Konsil Kilisesi, Side ve Silifke civarındaki erken Hıristiyan bazilikaları, İstanbul’da Studios Manastırı Kilisesi ve ilk Ayasofya, Yunanistan’da Hagios Demetrios Kilisesi gibi yapılar sayılabilir.

Ereğli’nin ‘İlahi Akıl’ Kilisesi ( Aya=Hagia Sophia ), Orhan Gazi’ye ithafen camiye çevrilmiş; Orhan Cami ya da halk arasında Orta Cami olarak dillendirilmiştir.

İstanbul’da Sultanahmet semtinde inşa edilen İlk Ayasofya ( İlahi Akıl=Tanrısal Bilgelik )’nın kilise binası çöküp, 532’deki Nikea ayaklanmasında II. Theodosios’un yaptırmış olduğu ikinci kilise de yanınca, bu kez İmparator Justinianos tarafından dönemin mimarları Tralles’li Anthemios’la Miletos’lu İsidoros’a yaptırılan Ayasofya kilisesi; doğuda ve batıdaki iki yarım kubbeli merkezi kubbeli bazilika tarzındaki yapı örtüsü, türünün yeryüzündeki ilk örneğidir. Başka bir Bizanslı mimar bu yapı tipini geliştirmemiş ya da bir benzerini yapmamış, İstanbul Ayasofyası bir kült anıtı olarak değerlendirilerek ‘bir kezlik başyapıt’ sayma eğilimi anlayışı yerleştirilmiştir.

Bir tek mimar Koca Sinan, Ayasofya’ya bir deney alanı ve aşılması gereken bir doruk olarak bakmış, bin yıldır denenmeyeni deneyip onu Şehzadebaşı ve Süleymaniye Cami’leri gibi iki büyük yapıtında aşabilmiştir.

Böylece Ayasofya, geç Roma, erken Bizans  ve Osmanlı uygarlığının bir bileşeni sayıldı. Ayasofya, bütün Osmanlı topraklarında en iyi korunan ve Kabe’den sonra en çok saygı gören yapı olmuştur.

Yapının çağdaş anlamdaki ilk onarım çalışması 1847-49 arasında İsviçreli mimar kardeşler Gaspare ve Giuseppe Fossati tarafından gerçekleştirilmiştir.

İlk yapımı MS 4.yz.a tarihlenen bir Bizans kilisesi olan İznik Ayasofya’sı, Nikeia’nın Sultan Orhan tarafından fethedilmesinden sonra Orhan Camii’ne çevrilmiştir. Bu da Mimar Sinan tarafından onarılmıştır.

Bir de Trabzon’un Fatih mahallesinde, Trabzon-Rum İmparatoru I. Manuel Komnenos tarafından 1238-63 arasında yaptırılan, geç dönem Bizans kilisesi olan Ayasofya Kilisesi bulunmaktadır.

Ayasofya; aynı zamanda Bulgaristan’ın başkenti Sofya’nın isim annesi Azize Sofia’dır. Kentin en geniş caddesi üzerinde upuzun bir sütun anıtın üzerinde ayakta durur ve omuzunda bir kukumav baykuşu vardır.

Mitolojide baykuş ile özdeşleştirilen bir başka kadın ise; kentlerin koruyucusu, savaş, el sanatları ve akıl tanrıçası Athena’dır. Romalılar’ın Minerva’sı ile eşleştirilmiştir. Her ne kadar ilk önceleri savaş ve zaferle ilişkilendirilip, kalkanı ile betimlense de  sonra, doğru öğüt, sağgörü ve pratik sezginin tanrıçası olarak nitelendirilmiştir. Tanrılar tanrısı Zeus’un alnından fışkırarak doğduğu için, kutsal akılın ve bilginin de sembolüdür. Bilgeliğin sembolü baykuş ile simgelendirilir. Bilgeliği, doğruluğu kişiliğinde toplaması, becerilerin ve el sanatlarının koruyucusu olmasının doğal bir sonucudur.

Zaman zaman bazen kahramanımız Herakles’e yardım eden tanrıçanın doğum günü şenliği olan Panatheanca, bitkiler büyümesiyle ilgilidir. Aynı amaca yönelik Prokharisteria da, ilkbaharın gelmesiyle tanrıçanın topraktan yükselişi kutlanırmış.

Bugün Trabzon Ayasofya’sında bulunan başı örtülü kadın figürü, asırlardır Meryem Ana ile özdeşleştirilmiştir. Ancak bunun pagan tanrılardan Athena’nın Ortodoks’luğa adaptasyonu olan Hagia Sophia olması kuvvetlidir. Figürün alnında + işareti, sağ omuzu üzerinde MP ve sol omuzu üzerinde QY kelimelerinin Ön-Grekçe olduğu söylenmiş ancak Ön-Türk uzmanı Kazım Mirşan tarafından bunlar kutsal OQ Anası diye Ön-Türkçe olarak okunmuştur. Kutsal OQ Anası; Kutsal Bilginin Anası anlamındadır ve Hagia Sophia’yı işaret eder.

Yine aynı kilisede bulunan bir yazıtta yer alan Grekçe ifadeyi Kazım Mirşan; Esis Uqus olarak okumuş ve Tanrı eşdeğeri olarak yorumlamıştır.

Gerek ezoterik doktrinler tarihinde ve gerekse İslam Tasavvufu’nda; İbni Arabi, Hacı Bektaşı Veli, Mevlana, Hacı Bayramı Veli, Yunus Emre, Bistami, Somuncu Baba, Hallacı Mansur gibi kutsal bilgi sırlarına ermiş mürşitlerimizin ve yine Gnostik Hıristiyan misterlerinin ( kilise büyükleri ) dile getirdiği Vahdet-i Vücut ( Birlik, Tek olma, Bir olma düşüncesinde, kutsal bilgi Tanrı’nın en önemli vasıflarından biridir ve bu bilgiye ulaşmış kişiler yine Trabzon Sümela Manastırı duvarında Kazım Mirşan tarafından okunan OY Esirus ( inancı anma; ki inanç Allah’a ulaşmanın en önemli aracıdır ) ve UW-ON ONULUS UQUS ( kutsal evrende kozmozlaşma yani diğer bir deyişle Tanrı’yla özdeşleşme ) bu düşüncenin ve inancın asırlar önce de insanlar arasında bilinmekte olduğunu göstermektedir.

Ve bu ifadeyle Trabzon’da Tanrı’ya erişen, göğe uçan peygamberlerden biri olan Ökül Tigin ( Tanrısal nasip ) ( MÖ 545-514 ) sembolize edilmiştir.

Bir diğeri ise daha sonra Grek filozoflarının esin kaynağı olan ve Mısır’da yaşayıp tanrısal bilginin kendisine bahşedildiği Hermes olup, Nil’de Tanrı’ya ulaşmıştır.

Yazılı peygamberler tarihinden önce Tanrı’ya kavuşan üçüncü peygamber ise Zümran            ( İzmir )’lı olup bir mağarada yaşamış, buradan Jerusalem ( Yer-i selam, barış yeri )’e gitmiştir. Doğum tarihi Fransız kaynaklarında MÖ 60 olarak belirtilmiştir.

Adına; Bizans döneminde Ereğli’de de kilise yaptırılan Azize Sophia ( Hagia Sophia=Ayasofya) da tanrısal bilgiye vakıf olmuş; mitolojinin Athena tanrıçasının Ortodoks’luğa yansıması olan bir Hıristiyan azizesidir…

 

Share
478 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ERDEMİR’İN FABRİKA SATIN ALMASINA EVET AMA…

    12 Eylül 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    . Ereğli TSO’nun abone ve ilanlarımızı kesmesini eleştirmemize,- özellikle basın dışı çevreden- büyük destek geldi… Teşekkür ediyor ve tekrar ediyoruz: Tavrımız/ tarzımız hasımane değildir. “Haber kutsal, yorum hürdür” ilkesiyle tarafsız ve bağımsızlık gücümüzle yazmaya devam edeceğiz. Durumdan fayda çıkarmaya çalışanlarımız olsa bile!.. Arslan Keleş kardeşimizi dün(önceki adaylığı döneminde)  nasıl “çalışkanlığı” ile övdü isek, bugün “adaletsizliği” ile eleştirebiliriz.   Gün ola harman ola. * Neyse gündeme geçelim… OYAK/Erde...
  • GÖKYÜZÜNDE BİR VENÜS YILDIZI

    12 Eylül 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Sakarya Irmağı Sangarius’un kızı, su perisi Nana, sıcak bir günün akşamı, serinlemek için babasının serin suyuna atmış kendini; şıpır şıpır yıkanırken, bir badem ağacının dalı üzerine eğildi. Güzel peri, leziz badem içini yiyince, içine tatlı bir baygınlık yayılmış, suyun kıyısında uyuyakalmış. Uyandığında, tatlı tatlı esnerken, gebe kaldığını farketmiş. Dokuz ay sonra yüzüne bakılmayacak kadar güzellikte bir erkek çocuk doğurmuş. Anadolu’nun ana tanrıçası Kybele namı diğer Sibel, Attis adlı bu gence aşık olmuş ve onu tapınağına rahip ad...
  • TİCARET VE SANAYİ ODASI’NA SORUYORUM:

    04 Eylül 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Bu köşede genellikle ulusal, bölgesel ve yerel konuları aklımızın yettiğince yorumlamaya çalışıyoruz. Ekonomiye, siyasete, kamu idaresine, sosyal ve kültürel olaylara değiniyor ve bu vesilesi ile kişilere yönelik olumlu-olumsuz değerlendirmelerde bulunuyoruz. Lakin bu yazıda -affınıza sığınarak- alışık olmadığımız bir şekilde kendimize değineceğiz: ‘Güven’ sermayesine sımsıkı sarıldığım ve gazetecilikten önce insan olmayı tercih ettiğim bilinir. Tabii ki iyi niyetli salak yerine konulmaktan herkes gibi bende hoşlanmam. Kendi...
  • ATATÜRK VE ZAFERLERİ KİTAPLARLA KAZANMAK

    29 Ağustos 2019 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, MAGAZİN, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Atatürk'ün başkomutanlığında yapılan Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edildi; 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtuldu. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. En başta Zafer Bayramımızı kutluyorum ama ben yazıya, ülke topraklarını benzer silahlı savaşlarla geri alan Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kitaplara bağlılığı ve bu...
escort istanbul sikiş izle iddaa tahminleri banko tahmin Gaziantep escort beylikdüzü escort gaziantep escort ankara escort