logo

GÖZÜAÇIK UYSAL’I ANLAMAK…


Doğan Gönüllü
dogangonullu@gmail.com

Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal tartışmayı sevmiyor. Yıpratıcı gördüğü tartışma yerine, ‘lafı gediğine koyma’ işini tercih ediyor.

Öyle ki; “Göz kırpıyoruz, karanlıktan kimse farkında değil” diyor ve ‘mütevazıca hizmet ediyoruz ama bunlar görünmüyor, kendimizi karanlıkta anlatamıyoruz, aydınlık gerekiyor’ demeye getirerek, sanki basına da laf atıyor!

Bazen, “Somonlar da zafere ulaşmak için suyun akışının tersine yüzer” deyip, ‘inadına’ karşıya geçiyor.

“Bizi test etmeyin, yardım edin” derken, sanki ‘hey!.. orada ne yaptığınızı görüyorum, samimi olalım lütfen’ der gibi konuşuyor.

“Kaçan boğa hizmetlerimizi en iyi şekilde anlattı” sözleri ile adeta ‘ilahi adalete’ vurgu yapıyor.

Aslında Uysal, seçilmeden önce de benzer sözler sarf ederdi….

“Her şey gelecek nesiller için” sloganı ile ‘benden kısa vadede popüler işler beklemeyin’ demek istediğini şimdilerde anlıyoruz.

Veya “ben (belediye meclisi listesinde ısrarlı değilim)herkesle çalışırım” derken, ‘kendi düşen ağlamaz, peşime düşene –kadrajıma girene- imtiyaz tanınmaz, kötü gün dostları unutulmaz’ şifrelerini yerleştirdiğini kim bilebilirdi ki…

Örnekler çoğaltılabilir ancak işi ehline bırakalım ve Ahmet Aydoğan’ın çevirisi ile Alman Filozof Schopenhauer’in ‘Tartışma sanatının incelikleri’ eserinden bir paragrafla, tartışmayı sevmeyen ancak Gözüaçık Uysal’ı ve dahi köstekçilerini -söz meclisten dışarı kıvamında – şu çarpıcı sözleri ile anlamaya çalışalım:

“Nitekim herhangi bir bilgi dalında seçkin bir yetenek kendisini hissettirir hissettirmez bütün vasatlar ağız birliği etmişcesine onun üzerini örtmeye, onu her türlü imkan ve fırsattan yoksun bırakmaya kalkar, sanki bu onların yeteneksizliğine, sığlığına ve heveskârlığına yüksek düzeyde bir ihanetmişcesine ellerinden geleni esirgemeyerek onun tanınmasını, görünmesini, aydınlığa çıkmasını önlemeye çalışırlar. Çoğu durumda sindirme veya örtbas etme sistemleri uzun bir zaman başarılı olur, çünkü onlara eserini eğlenip hoşlansınlar diye çocukça bir itimat ve emniyetle teslim etmiş olan deha asgari düzeyde bile bu vasatların dolap ve düzenlerine karşı kendisini koruma yeteneğine sahip değildir, çünkü onlar ancak bayağı ve alçak olan şeylerin düşünülüp tasarlanmasında kendilerini tam olarak rahat hissederler. Aslında o bundan kuşkulanmaz, dahası yaptıklarını anlamaz bile; hatta gördüğü karşılıktan kafası karışmış ve dehşete düşmüş olarak kendi eserinden kuşku duymaya başlar ve ardından kendine olan güvenini kaybedip çalışmalarından vazgeçebilir, ta ki gözleri döneminin bu değersiz ve aşağılık adamlarına ve onların yapıp ettiklerine açılıncaya kadar…”

NOT: Asında bugün bayram kulislerini yazacaktım ama Hakimiyet’ten Dostum Fikri Kapan, bana (bol özneli) ‘köşe’ atlatmış! Bunu onun yanına bırakmamak için adını da kullanarak intikam almayı düşünüyorum(!..) Şaka bir yana Fikri su gibi akıttığı yazısında siyaset sahnesinde bir güzel harmandalı oynamış. Bana da “Bayramlaşmalardan Notlar” kıvamında bir başka açıdan bakmak kalmış…

Rahatlar, öfkeliler, hazırlananlar ve hazırlıksızların’ notları…

Share
886 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GÖNÜLLÜ YAZDI : “UYSAL’IN TURİZM ÇAĞRISINA ‘VARIZ’ DİYORUZ”

    10 Kasım 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Çok değil daha birkaç sayı önce “Ereğli’de Turizm: Neden olmasın” manşeti ile çıkmıştık. Köşe yazarımız Dr. Can Canver de her fırsatta yerel kültürden, tarihten ve turizmden bahseder. Tam da Canver’le ‘bu konuda yeni ne yapabiliriz’ derken, sevindirici haber Başkan Uysal’dan geldi! Uysal’ın Belediye Meclisinde yaptığı konuşmada “Kdz.Ereğli de Turizm olarak üzerimize düşen payı almak için Tarih, Kültür ve Doğa turizmi alanında çalışma başlattık. Basın, tarihçi, yazar, ne kadar Stk ve bu işe gönül verenler varsa, birlikte çalışmayı tekli...
  • CANVER YAZDI “KDZ EREĞLİSİ’NİN İSMİ, DOĞASI VE AYDINLIĞI”

    10 Kasım 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Kdz. Ereğlisi ismi klasik mitolojiden türemiştir. HerakleaPontika; Karadeniz kıyısında bulunan Herkül adına kurulmuş kent demektir. Anadolu, Balkanlar ve İtalya’da bulunan diğer Heraklea kentlerinden ayırt edebilmek için bu ad verilmiştir. Cumhuriyet öncesinde, Osmanlı konuşma ve yazma dilinde ise Bender Ereğli denilmiştir yani Ereğli limanı… Cumhuriyet döneminde bir süre Şirin Ereğli olarak adlandırılmış ve nihayetinde aslına dönülerek Karadeniz Ereğlisi adı kullanılmaya başlanmıştır. Bababurnu’ndan Çengelburnu’na doğru yarım ay şeklinde uz...
  • FAZLI ERDOĞAN

    06 Kasım 2017 EKONOMİ, KÖŞE YAZILARI, TÜM MANŞETLER

      Ne diyor Mevlana; “Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.” Geçen Pazar günü Ak Parti Önceki dönem Milletvekillerinden Fazlı Erdoğan, Gazeteci dostum Fikri Kapan ve bendeniz sahilde birkaç bardak çay eşliğinde biraz sohbet ettik. Maşallah!.. Fazlı beyi zinde ve moralli gördüm. Dolu doluydu… Son olarak  kurban bayramında sahilde sohbet etmiştik... Sanki biraz sinirliydi. Şimdi ise olayları ve insanları soğukkanlılıkla daha sakince –zekice izleyen,   izlemekten öte aydın sorum...
  • EKONOMİK ZAFERLERE AÇLIĞIMIZ VAR

    27 Ekim 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Türkiye Cumhuriyetinin 94’üncü kuruluş yıl dönümünü kutladığımız bu günlerde; geldiğimiz nokta iyi değil! Bu nedenledir ki manşetimizde kibarca “Ekonomik Zaferler; Hemen Şimdi Gerekli” diyebildik. Ülke olarak; “Komşularımızla, müttefiklerimizle kavgalıyız, ekonomimiz açık veriyor, güçler ayrılığı temelinde demokrasi hallerimiz de pek yaman!” diyemedik. O halde ateşin düştüğü yerden bakalım ve yaşadıklarımızı, görebildiklerimizi yazalım: Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin; Cumhuriyetin ilk planlı kurulan şehri Zonguldak bölgesi göç ve...