logo

GAZETECİLER GÜNÜ KAHVALTISI


Doğan Gönüllü
dogangonullu@gmail.com

Dünyanın en kutsal mesleklerinden biridir gazetecilik.

“Gerçeklerin”, yerini hiçbir şeyin tutmayacağı “gerçeklerin” öğrenilmesi için çaba gösterir çünkü.

Ne adına?

Demokrasinin verdiği güç adına, haber alma-yayma hakkı adına…

Toplum adına kamusal güçte, kamu adına da toplumda neler olup bittiğini öğrenme hakkı adına…

Ayrıca, bilgi kaynağından alınır ve iletilir.

Yorum yapılarak insanların neler olup bittiğini daha yalın bir şeklide anlaması sağlanır.

Başka…

Eğlendirir mesela…

Gazeteci kimi zaman da toplum mühendisidir, kimi zaman iktisatçı, bazen de deprem habercisi…

Kaza, yangın, sel nerede, gazeteci orada…

Vs…

Hem sonra, megolomanik bir meslektir basın!

Başkanın ağzına mikrofonu, vekilin burnuna kamerayı, sanatçının kulisine gözünüzü, iş insanının özeline, vali ve kaymakamın icraatına kaleminizi dayar, hesap sorarsınız-sorabilirsiniz.

Ama gün gelir; gücü bilgiden, deneyimden, beyinden değil de; elindeki kalemden, sopa gibi tutulan mikrofondan geldiğini sanıp, “onur kaprisi” yapar, kontrolsüz gücün kendini yok etmesi gibi kalemin sivriliğini kendi ayağına batırırsınız.

Projektör gibi olup karanlıklara ışık tutmak varken, karanlıklarda yol alırsınız.

Toplumu rahatsız eder, piknikte yüksek müzik dinleyenler gibi, çirkince “ben buradayım” dersiniz.

Diyalog ve barış ortamına kurşun sıkar, araştırıp inceleyip yazmak yerine, dedikodu üretebilirsiniz.

Alçakgönüllü olmak varken, mesleğin sağladığı ayrıcalıkların sahte büyüsüne kapılabilirisiniz.

Ne diyelim; onları da Allah ıslah etsin!..

Bu duygu ve düşüncelerle; 10 Ocak’ta Çalışan Gazeteciler Günü nedeni ile belediye yemekhanesinin mütevazı ortamında biz gazetecilerle samimi sıcak bir ortamda bir araya gelen Belediye Başkanı Dr. Hüseyin Uysal’a ve değerli ekibine, mesleğin etik değerlerinin hakkını vererek, profesyonelce yapan tüm değerli gazeteci arkadaşlar adına teşekkür ediyorum.

Bir teşekkür de Kurtuluş Ayyıldız’a; çizdiği ve başkana hediye ettiği karikatürle yüzleri güldürdüğü, içleri ısıttığı için…

Not 1 : Bir dahaki sefere meslektaşlar olarak önceden iyi organize olup, Ereğli protokolüne kahvaltıyı yemeğini biz gazeteciler (kendimiz garsonluk-aşçılık yaparak) vereceğiz, söz!

Not 2: Bu arada, Belediye İşletme ve İştirakler Müdürü Cem Koç ile baş aşçı İsmail Bey ve ekibi, benim gözümde aklanmıştır! Kahvaltı tabaklarındaki ürünler kaliteliydi ve kuruyemiş bile unutulmamıştı. Ayrıca 50 kişiye, ayrı ayrı tabaklarda ve tam kıvamında sucuklu yumurta ikram etmek, her babayiğidin hakkı değildir. Sohbette başkana, ‘bu işlerden anladığımı’ söylediğimde, “daha önce ‘yumurta’ eleştirini yapmıştın,  bunu da yazında bekliyoruz” esprisine karşılık, “kahvaltı bahane, bir araya gelmek şahane” ve “marifet iltifata tabi olmalıdır” diye karşılık vermiştim.

İşte yine söylüyorum:

“Yeni Ereğli” yolunda, sorunları kavgayla değil diyalogla çözme yanlısı Belediye Başkanı Dr. Hüseyin Uysal’dan umutluyuz. 

unnamed_iç

Share
654 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RÖPORTAJLARIN DİLİ!..

    11 Ekim 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Elinizde tuttuğunuz 115. sayımızda 3 ayrı özel röportaj/haber var; Erdemir Genel Müdürü Sedat Orhan, Özel Echomar Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Alp Demir Zorlu ve il Baro Başkanlığına aday olan Avukat Özel Eroğlu... Her üç özel haber/röportaj için yorum yapmaya da pek ihtiyaç yok. Kaldı ki genellikle haberi olduğu gibi verip, yorumları okuyucuya bırakmayı tercih etmişimdir. Ben, tıpkı insanın ‘beden dili’ gibi, ‘röportajların arka planını, dilini’ burada özetlemek istiyorum. İlk söyleşiyi, Erdemir Sivil Toplum ve Kamu Kurulu...
  • YAŞAYAN KARADENİZ EREĞLİSİ

    11 Ekim 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Kdz Ereğlisi’ni, bir ‘doğa-insan-kültür’ zenginliği ve güzelliği olarak tarif edebiliriz. Kdz Ereğlisi’nin doğası ve iklimi, ılımandır. Kdz Ereğlisi insanı, ılımlıdır. Kdz Ereğlisi kültürü, insancıldır… ‘Ilıman, ılımlı ve insancıl’ gibi üç dinamikten oluşan bir bileşke yani yaşam; işte bu yüzden her tarihi dönemde Kdz Ereğlisi zengin ve ferah olmuştur. Tarih, Kdz Ereğlisi ve havalisinde sürekli savaşlarla ve kavimlerin gel-gitleriyle zamanlansa bile, sonuçta zaman imbiğinden geçip, ayak izi olarak, toprağın altına ve üstüne damgasını b...
  • EREĞLİ TSO ADAYLARI

    02 Ekim 2017 KÖŞE YAZILARI, TÜM MANŞETLER

    TSO seçimlerinin ertelenmesi, 'daha sağlıklı değerlendirmeler yapılabilmesi açısından' bir bakıma iyi oldu. Mevcut yönetim dışındaki her üç adaydan da görüş alıp yayımladım. Arslan Keleş, Niyazi Özcan ve Mustafa Özkan’ın şaşırtmayan “yarışa devam” mesajları iyi okunduğunda ‘ertelemeyi, iyi bir fırsat olarak’ değerlendirecekleri anlaşılıyor. Biz gazeteciler olarak lider potansiyeli olan her üç adayı da tanıyoruz aslında. Ama yine de isim isim bakalım: Arslan Keleş’e, uzun yıllar Keleşler Grupta çalışmış bir emektar olarak kişisel...
  • GEZİ NOTLARI…

    29 Eylül 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Emir demiri kesiyor ama insanlığın yaşadığı sorunlarını çözmüyor. Kişiler ve toplumlar arası sorunlar ‘iyi ve doğru iletişim’ sayesinde çözülüyor. Otorite bir yere kadar geçerli oluyor; demir kesildiği ile emir verildiği ile kalıyor. Doyumlu bir hayat için, kaliteli şehirlerde insan gibi yaşamak için ‘iletişime’ ihtiyaç var. İletişim: konuşmak, gezmek, okumak, meraklanıp sormak, meraklısına cevap vermek; hatta düşünmek veya eylemsiz kalmak… Bir de yemek-içmek. Hal böyle olunca iletişimsiz yaşamak imkânsız! Biz de öyle yaptık ve iletişimd...