logo

CANVER YAZDI “KDZ EREĞLİSİ’NİN İSMİ, DOĞASI VE AYDINLIĞI”


Dr. Can Canver
cancanver7@gmail.com

Kdz. Ereğlisi ismi klasik mitolojiden türemiştir. HerakleaPontika; Karadeniz kıyısında bulunan Herkül adına kurulmuş kent demektir. Anadolu, Balkanlar ve İtalya’da bulunan diğer Heraklea kentlerinden ayırt edebilmek için bu ad verilmiştir. Cumhuriyet öncesinde, Osmanlı konuşma ve yazma dilinde ise Bender Ereğli denilmiştir yani Ereğli limanı… Cumhuriyet döneminde bir süre Şirin Ereğli olarak adlandırılmış ve nihayetinde aslına dönülerek Karadeniz Ereğlisi adı kullanılmaya başlanmıştır.

Bababurnu’ndan Çengelburnu’na doğru yarım ay şeklinde uzanan Ereğli Körfezi’ne hakim durumda yükselen Kaletepe; antik HerakleaPontika’nın Akropol’üdür ve yer altındaki değerlerinin gün yüzüne çıkarılması için kazılmayı beklemektedir.

Akropol’den denize doğru inen HerakleaPontika’nın kurulduğu alan istiridye kabuğunu andırır ve kurucuları olan denizci Miletoslular’ın, Deniz Tanrısı Poseidon’a bir şükran ifadesidir.

Kuzeybatıdaki Bababurnu sırtlarında dikilen Çeştepesi yine antik HerakleaPontika’nın gözetleme kulesinin yer aldığı Karadeniz’e hakim bir yükseltidir. Bu kule, antik kentin bastırmış olduğu paraların bir yüzünde üç katlı olarak resmedilmiştir. Ancak bugünkü kule Bizans dönemi eseri olup, 1999 depreminde hasar gören duvarları, Kdz Ereğli Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği’nin girişimleri ve çabaları ile onartılmıştır. Bu tepeye antik çağlarda deniz tanrısına ithafen Poseidon tepesi de denmiştir. Günümzde ise Keştepe, Keşiştepesi gibi adlarla da zikredilmektedir.

Çeştepesi’nin yanında ona paralel uzanmakta olan Maltepesi yer almaktadır ve Kemer köyü bu tepeye yaslanmıştır. Hayvanları otlağa yayılmasından ötürü bu adla anılmaktadır.

Şehrin kuzeydoğusunda yer alan Örencik tepesi ve HacıhasanTepesi, Ereğli’nin iç kesimlerle olan doğal engebeleridir. Doğuda ise Göztepesi yer alır ki; üzerinde bulunan Şeyh Nasrullah Efendi’ye atfedilen mezar, çocukluğumun Hıdırellez günlerinde Ereğliler’in uğrak yerlerindendi.

Kentimizin Kepez mahallesinde yer alan Kepez Tepesi ki buna neden bu ad verilmiş anlayabilmiş değilim; zira Kepez coğrafya terminolojisinde zaten ‘küçük tepe, tepecik’ anlamındadır, dolayısıyla neden iki kez ‘tepe’ diye tekrarlanmaktadır; kurulduğu yıllarda Erdemir’de çalışan bir ABD’li teknik personelin eşi tarafından fotoğraflanarak ilk defa ‘’Uyuyan Güzel’’ olarak ifade edilmiş ve ülkesinde, çektiği bu Ereğli görüntüsüyle ödül almıştır. Bu coğrafik değerimiz turizme kazandırılmayı beklemektedir…

Bu tepelerin arasında küçük küçük dereler akmaktadır. Kemer boğazından gelip Ereğli mağaralarının girişinde akheron deresi ile birleşen Kemer deresi, kahraman Alemdar’ımızın Fransız gambotu ile giriştiği, Kurtuluş savaşı’mızın tek deniz çatışmasından sonra karaya oturtulduğu Çobançeşmesi mevkiinde denize kavuşmaktadır ki burada roma döneminden kalma liman rıhtım duvarının küçük bir parçası meraklı bakışlar tarafından gözlemlenebilir.

Karga mahallesinden başlayıp bugün üzerinde şehir statıdın yer aldığı Yukarı Beyçayırı ve bir zamanlar Millet Bahçesi’nin bulunduğu Aşağı Beyçayırı’nı yararak geçen Pençes ( Tabakhane ) deresi Pazaryeri ile Ereğli çarşısını birbirinden ayırarak Elif Oteli’ni yalayarak Karadeniz’e dökülmektedir.

Kepez boğazı boyunca Kavaklık mahallesine akmakta olan Kabasakal deresi, bir zamanlar Yarma ve Erdemir lojmanları kapısı mevkiinde kıvrımlar halinde Uzunkum’a açılırken günümüzde yatağı tek bir kanal halinde ıslah edilerek Erdemir Ofis binası yakınında denize kavuşması sağlanmıştır.

Çocukluğumun Uzunkum’u ki üzerinde Göztepesi’nin ikiz kardeşi Filtepesi yer almaktaydı ve Erdemir kurulurken bütünüyle tıraşlanarak toprak ve kayaları dolgu malzemesi olarak kullanılmış, altın gibi kumları bulunan Uzunkum ise Erdemir sınırları içinde kalarak özelliğinin tamamen kaybetmiştir.

Mitolojide Lycus adıyla anılan ve yerel efsanelerde Kızlar deresi olarak adlandırılan Gülüç Irmağı, Zonguldak-Devrek sınırındaki Hörgüç Tepe’den kaynaklanmakta, sırasıyla Hörgüç Dere, Kurtsuyu Deresi, Kızlar Deresi ve Aydınlar deresi isimlerini alarak seyretmekte, yaraşlı Çayı adını aldığında önü Erdemir Barajı ile setlenmekte ve en nihayetinde Gülüç Çayı ismiyle önce Ereğli’mizi Gülüç Beldesi’nden ayırarak Erdemir cevher sahasına teğet seyrederek Çengelburnu’nda Karadeniz’e kavuşmaktadır. Çocukluğumda üzerinde sandal sefaları yapılan bu akarsu günümüzde de Ereğli turizmine aynı niteliğiyle kazandırılmayı beklemektedir hasretle…

Harita üzerinde kabaca doğal özelliklerini bu şekilde özetleyebileceğimiz Kdz Ereğlisi; yerel jeolojik yapısı, doğal kaynaklar, maden yatakları, tektonik özellikler, iklim, akarsu rejimleri , deniz avantajları, su ürünleri, doğal bitki örtüsü, toprak oluşumu ve verimi, arazi kullanımı, tarımsal ürün, hayvancılık, enerji kaynakları bakımından Batı Karadeniz’in en avantajlı mahallelerinden biridir.

Bu envantere, kentimizin tarihi ve kültürel zenginlikleri ile turizm potansiyelini de eklediğimiz zaman, dahası insancıl ve ılıman tipolojisi ile güleryüzlü Ereğli insanını da gözönüne getirdiğimiz zaman, Kdz Ereğlisi’nin, Batı Karadeniz bölgesinde bir turizm kenti adayı olduğunun altını çizebiliriz.

Bu elverişli tabloyu bozma yönündeki gelişmeler, çarpık yapılaşma, doğal ve tarihi yapının tahribi ve sürekli dış göçün getirdiği olumsuzlukları önlemek koşuluyla…

Share
363 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EREĞLİ’NİN YÜKSELEN DEĞERİ: TURİZM

    15 Aralık 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    “Işık gök gürültüsünden, düşünce de eylemden önce gelir" diyor Alman Şair Heinrich Heine Bu felsefe ve ‘Ereğli’de Turizm Neden olmasın?’ sorusu ile yola çıktık. Ve Başkan Uysal’ın öteden beri devam ettirdiği (Vali Çınar’ın göreve başlaması ile daha da hızlanan) “Turizm potansiyelimizi değerlendirmeliyiz” görüşüne katılmakla kalmayıp, ‘işbirliği’ çağrıları üzerine, aydın bir dünya insanı olan yazarımız Can Canver’le harekete geçtik. Uysal, ciddi görevlendirmelerle işin peşine düştü ve yanda okuduğunuz belediye etkinliği ortaya çıktı...
  • KDZ EREĞLİSİ MİTOLOJİSİ -1-

    15 Aralık 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Mitoloji kavramı; Grekçe’de, dile getirilen veya işitilen söz, masal, öykü, efsane, büyü anlamına gelen ‘mythos’ ve sözlü gerçeğin-bilginin insan diliyle aktarılması anlamındaki ‘logos’ sözcüklerinin birleşmesiyle türemiştir. Bu kavram günümüzde kısaca, antik ilkel çağlarda, o çağların halkları tarafından üretilmiş olan tanrıların, yarı tanrıların, kahramanların efsanevi tarihi ve bundan türeyen mistik entelektüel kültür olarak tanımlanır, bu kavram günümüzde bir bilim dalı haline gelmiş ve mitleri inceleyen mitoloji bilimi şekillenmiştir. ...
  • BEŞ

    27 Kasım 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Yerim dar; yıldönümlerinde yazdığım köşelerden alıntılarla başlayalım… 30 Kasım 2012’de “YENİ YAZIM” başlığı ile şöyle yazmışım; “Efendim sözün özü ‘Batı Karadeniz Ekonomi, Politika Kültür Forumu’ na tekrardan hoş geldiniz… Bendeniz Doğan Gönüllü, bundan böyle belirli aralıklarla birlikte olmaya çalışacağız… Başta yıllar önce ebediyete uğurladığım babam, annem ve şu an-her an yanımda olan ailem olmak üzere, tüm emeği üstümde olanlara… Bu gazetede emeği geçenlere, her türlü maddi manevi desteğini esirgemeyenlere… Sonsuz teşekkürlerimle… G...
  • KDZ. EREĞLİSİ’NİN İLKLERİ

    27 Kasım 2017 EKONOMİ, GÜNCEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR, POLİTİKA, TÜM MANŞETLER

    Kdz Ereğlisi ilklerin kentidir… Ereğli, bilim, felsefe, mim, sanat adına insanlığın yüzakı olan kavramları ve ürünleri bağrında barındırmış bir Türkiye kentidir. İnsan kavramını yaratan bazı değerler, Ereğli’de doğmuştur. *Adı Ereğlili anlamına gelen ünlü felsefeci ve astronomi alimi Herakleides Pontikus, dünyanın kendi çevresinde döndüğünün söyleyen ilk kişidir. Ereğli’mizin evrensel bir değeri olup Atina okulunu kurucusu Platon ( Eflatun ) ’un öğrencisi ve ondan sonra okulun yöneticisidir. *Dünyanın ilk mim sanatçısı Krispos, asl...