logo

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan

porno izle

porno indir

sikiş izle

BİZ NEYİ ARIYORUZ?

Belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il genel meclis üyeleri, muhtarlar vs…

Yerel seçimlerde neyi arıyoruz? Kentin(ülkenin) sınırlı kaynaklarını, bölge insanlarının (adeta) sınırsız ihtiyaçlarına adilce bölüştürecek, bizi mutluluğa eriştirecek yöneticileri arıyoruz.

En çok ‘kim refah içinde yaşamamızı sağlar’ diye bakıyoruz. Kim, neyi, kimlerle yapacak diye bakınıyoruz. Yaşı boyu posu, eğitimi, aile düzeni, ekibi, olaylara ve insanlara yaklaşımı, belagati, hatta sloganları nelerdir diye meraklanıyoruz.

Şahsen ben siyaset felsefesi açısından baktığımda üç şey arıyorum: seçeceğim yöneticinin  ‘erdemli, çalışkan ve becerikli’ olmasını istiyorum.

Üçü bir arada hiç de zor değil! Zira; erdemlilikte; ruhsal olgunluğu, çalışkanlıkta; motivasyonunu ve bunu yayma gücünü, beceriklilikte ise; yönetişimciliğini ve iş bitiriciliği arıyorum.  Sorsan tüm aday adayları ‘işe o benim’ diyecektir. Gerçekten de zor değil; başkası olmayıp kendileri olmaları yeterli.

Ancak hakem ben değilim. Partililer, genel merkez yöneticileri, anket denekleri ve nihayet halk,  arz-ı endam eden siyasetçilerimizi değerlendirecek ve karar verecek.

Ve ne yazık ki çoğu adayın belagatına(etkili konuşmasına)  ve ideolojisine göre oy kullanacak. Kimi ‘aman kazananın yanında olayım da sıcaklığı beni de ısıtsın’ küçük hesabı ile, kimi ‘ehven-i şer’ veya ‘intikam’ için, kimi de afişten tanıdığı adaya ‘sempati’ duyduğu için oy verecek.

Biz elinde kalem olanlar ise bazen ayna tutup orada ne olduğunu aktaracağız. Bazen de aynayı bir kenara bırakıp, olup bitenleri kendimize göre yorumlayıp anlamlandıracağız.

İşte bu düşünce ile geçenlerde yerel seçimlerde CHP’den aday adayı’ olanları değerlendirmiştik. (gerçi CHP’li aday adaylarının davranışlarında değişiklikler oldu ama o başka bir yazının konusu) Sıra Ak Parti’de…

Sözü aday adayı tanıtım toplantısına getirmek istiyorum.

Öncelikle Ak Parti Ereğli ilçe teşkilatının iyi bir işe kötü bir şekilde imza attığını belirteyim. 20 aday adayını bir araya getirip, temayülde oy kullanacak delegeye ve basına tanıtma fikri harika! Ancak bu güzel düşünceyi kötü bir mekanda ve yöntemle yapmak katılımcıların tamamını örseledi bence.

Ne aday adayları kendilerini değerli/önemli hissetti, ne delege oy kullanacağı kişinin beden dilini gördü ve onunla temasa geçebildi, ne de basın görevini yapabildi.

Partide şart değil ki Fatih Çakır Başkan! Tutarsın bir büyük salon. Yarım gününü ayırırsınız. Çay kahve ikramı ile sohbet ortamı da oluşur. Aday adaylarının önceden yaşını, mesleğini, aile durumunu vs. slaytla gösterir önde de konuşmasını sağlarsınız. Buna vakit ve nakit rahatlıkla yeterdi. Düşünce çok iyi, yöntem gerçekten kötü idi.

Hem sonra unutmayalım ki; Bir ürün veya hizmet aynı anda hem ‘iyi’, hem ‘hızlı’ hem de ‘ucuz’ olamaz. Sadece ikisi bir arada olabilir. -Ki; Burada ‘hızlı ve ucuz’ tercih edilmiş, doğal olarak ta sonuç ‘kötü‘ olmuş. Hani altında ‘bu iş kime yarar ki’ diye çapanoğlu arasam derim ki : 1-Belediye Başkanı Hüseyin Uysal’a, 2-İlçe Başkanı Fatih Çakır’a !.. Ama yok yahu; çapanoğlu olduğunu sanmıyorum belli ki aceleye gelmiş işte…

Velhasıl, başladık aday adaylarını dinlemeye. Önce ayna tutalım…

Sırası ile özetleyelim. Sahneye ilk Ahmet Kızmaz çıktı. ‘Ereğli’yi avucumun içi gibi, belediyeciliği de iyi bilirim’ dedi. Ayhan Taşdelen, “partinin temelinde varım köyleri bile bilirim” dedi. Erol Şahin, ‘dayanışma’ çağrısı yaptı ve görev adamı imajı verdi. Esra Alpago, ‘ben değil biz olacağız’ sloganını kullandı. İbrahim Sezer, ‘Ereğli’yi fiziki büyüteceğim buna yeterliyim dedi. Ahmet Köse, ‘kendimi tanıtmama gerek yok’ deyip ‘Ereğli’ye aşığım’ demekle yetindi. Mustafa kalkan, ‘refah ve huzurdan’ bahsetti. Mustafa Demiray, destek istedi ve ‘kim aday olursa arkasındayız’ diye seslendi. Mustafa Kurt, Erdemir’deki yöneticiliğini referans gösterip işsizliğe çare olarak ‘sanayi, turizm ve tarımdan’ bahsetti. Mustafa Kemal Bektaş, ‘konuşma değil, çalışma zamanıdır diyerek yola çıktık’ diye seslendi. Numan Korkmaz hizmetlerini referans gösterip ‘eğitim ve sanayi şehri yapacağız’ iddiasında bulundu. Rıfkı Gültekin, Tecrübelerine güvendiğini söyledi. Saffet Bozkurt, sorunları ve çözümlerini bildiğini söyledi. Salih Kumaş, Belediyeciliği çok iyi bildiğini açıkladı. Şakir Yıldız ‘Adaylık cesaret işidir. Mucize adam benim’ dedi. Yaşar Ciğer ‘gencim heyecanlıyım’ diye seslendi. Yusuf Kalay, ‘partinin hırçınıyım, görev adamıyım’ dedi. Ve nihayet Yüksel Balcı geçmişi hatırlatarak ‘vefa beklediğini’ söyledi.

Ercan Candan ve Muhammet Köse ise şehir dışında oldukları gerekçesi ile tanıtım toplantısına katılmadılar. Bence özellikle Ercan Bey katılmalı ve ‘varım, buradayım, görev bekliyorum’ diye seslenmeliydi.

İşte bir solukta canlı izlediğim toplantıdaki notlarıma bakarak Ak Parti aday adaylarını özetledim.

Şimdi de gözlem yorumumu açıklıyorum:

En derli-toplu ve güven vererek konuşanlar ; Mustafa Kalkan, Numan Korkmaz ve Yaşar Ciğer oldular. Birde Erol Şahin’le Mustafa Kurt göz doldurdular. Ben delege olsaydım ve hiç ön yargım olmasa idi, ölçüt oradaki konuşmalar olsa idi ben bu beşinden ikisine oy verirdim. Ama ne delegeyim, ne partili, ne de organizatör. Bizimkisi hariçten gazel okumak.

Sağlıklı ve refah dolu günler dilerim.

Share
558 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+6 = ?